Abdüllatif Şener 6 yıl önce yaptığı Kudüs açıklamasını değerlendirdi: “Bu öngörülemez bir şey değildi”

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, 6 sene önce yaptığı Kudüs açıklamalarını #Özgürüz’e değerlendirdi.

Dünya İsrail’in, ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasını protesto eden Filistinlilere yönelik yaptığı katliama tepki gösteriyor.

Sosyal medyada ise İsrail’e yönelik sert tepkiler gösterilirken, eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in 6 sene önce yaptığı açıklamalar gündeme oturdu. CNN Türk’te, Enver Aysever’in sunduğu “Aykırı Sorular” programda Şener, “Bunu yazın bir tarafa. Kudüs’ü Başkent yapacaklar ve İsrail’in Kudüs’ü başkent yapmasına yönelik gelişmeleri ortaya çıkaran, bu yolu açan ve destekleyen sayın Erdoğan’dır. Aynı Erdoğan İsrail Kudüs’ü işgal ettiğinde bağıracaktır, kızacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

Bu konuşmasını #Özgürüz’e değerlendiren Abdüllatif Şener, Kudüs’ün başkent ilan edilmesinden önceki süreci şöyle değerlendirdi:

“İsrail kurulduğu günden itibaren hep genişleme stratejileri uygulamıştır. Bugüne kadar da nüfus kapasitesine bağlı olarak sınırlarını genişletmeyi sürdürmektedir. En son geldiğimiz noktada ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınmasıyla Kudüs’ü başkent olarak ilan etmiş ve dünyaya kabul ettirmiştir. Bu noktaya gelişi aslında İslam ülkelerinin Ortadoğu’da izlediği yanlış politikalardan kaynaklanmaktadır. Emperyalistler direniş hattını kırmak için Suriye’ye saldırmışlardır. Bu aslında 80’li yıllarda kamuoyuna yansıyan, yoğun bir şekilde tartışılan İsrail stratejileri ile bağlantılıdır. Oded Yinon planı ile kamuoyunun gündemine oturan stratejilere göre İsrail’in bölgede güçlenmesi için bir emperyalist ülke gibi davranması ve etrafındaki ülkelerin de küçük parçalara ayrılması suretiyle bunlar üzerinden dominant bir güç olması öneriliyordu. Bunun sonucunda 2008’de G8’ler Büyük Ortadoğu Projesi’ni açıkladılar. Burada Türkiye bu projenin eş başkanı oldu. Daha sonra da birlikte araziye uygulandı.”

“Arap Baharı kara kıştır”

Arap Baharı’nı kara kış olarak adlandıran Şener, “Bu bir bahar değil kara kıştır. Bahar ismini kendilerini sevimli göstermek için vermişlerdir. Ortadoğu’ya barış gelecek, huzur gelecek, insan hakları gelecek, demokrasinin standardı artacak veya anti-demokratik ülkeler demokrasiden nasibini alacak diye başlatılmıştır. Ama gerçeklerin bunlarla ilgisi yok. Sadece Müslümanı Müslümana kırdırmak, İslam dünyasını zafiyete sevk etmek ve İsrail’e komşu olan bölgeleri artık Müslümanlar için yaşanamaz hale sokmak için icat edilmiş ve uygulamaya konmuş projelerdir. Bu projeye öncülük yapan ABD’dir ve maalesef pek çok İslam ülkesi de onunla bu projede iş birliği yapmıştır. Başta Suudi Arabistan ve Katar gibi körfez ülkeleri olmak üzere sayın Erdoğan ve Davutoğlu ikilisi de bu iş birliğine ortak olmuştur ve direniş hattını yıkmışlardır. Direniş hattı dediğim şey İsrail’in genişleme politikalarına karşı Suriye ve Hizbullah arasındaki dayanışmadır. Bu hattın çökertilmesine yönelik bir operasyon olarak Suriye hallaç pamuğu gibi dünyanın birçok noktasında yetiştirilen Kaide bağlantılı teröristler tarafından savrulurken işin nereye varacağını elbette ki her aklı başında olan insan görebilirdi. Ben de görüyordum ve 2012’de yaptığım bir konuşmada ‘bu süreç İsrail’in genişlemesine katkı sağlayacaktır ve sürecin sonunda İsrail’in yapacağı ilk iş Kudüs’ü başkent haline dönüşmektir’ demiştim. Bu öngörülemez bir şey değildi. Nitekim bugünlerde bu adımın gerçekleşmiş olduğunu görmekteyiz.” ifadelerini kullandı.

Haber: Eren Güven

© https://ozguruz.collateral-freedom.org
16.05.2018
2018-05-16T19:55:55+00:00