Diyarbakır’dan dünyaya çağrı: “Afrin’de büyük bir insanlık trajedisi an meselesi”

Diyarbakır Demir Otel’de toplanan siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri uluslararası kamuoyuna Afrin için çağrıda bulundu. DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, “Afrin için yarın çok geç olabilir” dedi. 

 

Öztürk, tüm kurumlar adına yaptığı ortak açıklamada, “Afrin’e yaptıkları saldırının Afrin kent merkezine kadar ulaşması ve büyük bir insanlık trajedisinin yaşanma olasılığı karşısında bütün uluslararası topluma aşağıdaki çağrıyı yapmayı  ulusal, toplumsal, ahlaki ve vicdani bir sorumluluk olarak gördük” diye konuştu.

 

“Şehir harabe, yüzlerce sivil yaşamını yitirdi”

Öztürk açıklamasında Afrin’deki durumu paylaşarak şu açıklamayı yaptı: “Afrin’e yapılan askeri müdahale 58’nci gününe girdi. Bu süre içerisinde yapılan hava ve kara bombardımanları sonucunda yüzlerce sivil yaşamını yitirdi,  Afrin’in köyleri ve kasabaları yapılan bombardımanlar sonucunda tam bir harabeye çevrildi. Kadim bir Kürdistan şehri Afrin kent merkezinin kuşatma altına alınması, şehrin elektrik ve su şebekelerinin hedef alınarak hava bombardımanları ile tahrip edilmesi ve kontrol altına alınması nedeniyle günlerdir Afrin halkı susuzluk ve susuzluğun yol açtığı ciddi sağlık ve yaşam sorunlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Hastanelerin bombalanarak onlarca yaralı sivil insanın ölümüne neden olarak savaş suçu işlenmiştir. Aynı zamanda  Afrin’in insanlık mirası olan tarihi dokusu ve ekolojik yapısı tahrip edilmiştir. Afrin köyleri, beldeleri ve kasabalarına yapılan bombardımanlar sonucu yerleşim yerlerini terk ederek Afrin kent merkezine sığınanlarla birlikte şehir büyük bir nüfus kalabalığına ulaştı.Ve şimdi Afrin şehir merkezi kuşatma altına alınarak havadan ve karadan bombardımana tabi tutulmuş, daha şimdiden şehir tam bir harabeye dönmüş, onlarca sivil yaşamını yitirmiştir. Afrin’de büyük bir insanlık trajedisinin yaşanması an meselesidir.”

 

“Afrin tek başına Afrin değildir”

Öztürk, “Afrin tek başına Afrin değildir” diyerek Afrin’in önemini şu sözlerle dile getirdi:  “Afrin, DAİŞ çetelerinin bütün Ortadoğu’yu cehenneme ve kan gölüne çevirdiği süreçte, DAİŞ zulmünden kaçanlara ev sahipliği yapan, onlarla ekmeğini, suyunu, havasını ve bütün değerlerini paylaşan, Ortadoğu’nun bütün kültürleri, inançları ve dillerinin bir ararda ve birlikte yaşayabileceğine ışık tutan bir ortak yaşam, barış ve kardeşlik vahasıydı. Şimdi bu barış, kardeşlik ve birlikte yaşam vahası kurutulmak isteniyor. Bu nedenle Afrin, tek başına bir Afrin değildir. Afrin semboldür, Afrin Ortadoğu halklarının birlikte ve kardeşçe yaşayabilecekleri yeni bir medeniyetin filizlendiği aydınlık şehridir.

 

“Sessiz kalınmamalıdır”

Öztürk, “En başta Kürt ve Türk halkları olmak üzere, bütün uluslar arası toplum yaşanacak bu insanlık trajedisi karşısında daha fazla sessiz kalmamalıdır. Sessiz kalmak, Afrin’e sahip çıkmamak DAİŞ çeteleri ve onların yeni türevlerinin yeniden palazlanarak insanlığın başına yeni ve daha büyük belalar açmasına bile bile göz yummakla eşanlamlıdır” diye konuştu. Öztürk Türkiye’ye ise şu çağrıyı yaptı: “Daha fazla acı çekilebilir, daha fazla insan yaşamını yitirebilir, daha büyük ve ağır yeni bedeller ödenebilir; ama bu somut realite asla değişmez. Kürt sorunu bu yöntemlerle çözülemez. Bu yöntemler, Türkiye’nin daha büyük çıkmazların, sorunların, çelişki ve çatışmaların içerisinde bütün enerjisini tüketmesi ve zayıf düşmesinden başka bir sonuç doğurmaz. Bu nedenle, Kürt’ü düşman gören değil, dost ve kardeş gören bir politika Türkiye’ye kazandırır.

 

“Yarın çok geç olabilir”

Birleşmiş Milletler’e (BM) ve diğer uluslararası kurumları kararlarının arkasında durmaya çağıran Öztürk, “Yarın çok geç olabilir. Afrin halkına sahip çıkmak, Afrin direnişinin yanında olmak siyaset üstü bir mesele olarak bütün insanlığın ahlaki ve vicdani görevidir. Başta Birleşmiş Milletleri, Avrupa Konseyini, Avrupa Parlamentosunu, uluslar arası koalisyon güçlerini, İslam ülkelerini ve topyekün uluslar arası toplumu çok acil olarak Afrin’deki trajedinin önüne geçmek için girişimlerde bulunmaya, Afrin’e giren bütün silahlı güçlerin Afrin’den çekilmesi de dahil somut sonuçlar ortaya çıkarmaya çağırıyoruz. Kürt halkı başta olmak üzere, Türkiye’deki bütün halkları ve inanç topluluklarını Afrin halkıyla dayanışmaya, seslerini yükseltmeye, Afrin’ne yapılan saldırının son bulması için çok acil bir tutum almaya çağırıyoruz” diye konuştu.

 

Toplantıya 77 kurum katıldı

Afrin için yapılacakların konuşulduğu toplantıya 77 kurum katıldı. Toplantıda aralarında DTK, HDP, ÖSP, DDKD, AZADİ HAREKETİ, EMEP, ESP, Barış Anneleri, TÜMBELSEN, Ziraat Mühendisleri Odası, SES , Eğitim Sen , DİK, ekoloji Platformu, Pir Sultan Abdal Derneği, Silvan Derneği, Bölge illeri Tabip Odaları, Mimarlar Odası, Ezidiler Meclisi’nin olduğu çok sayıda kurumun bölge temsilcileri vardı.

 

Haber: Mehmet Erol

© ozguruz.org

18.03.2018

2018-03-18T17:39:11+00:00