#Özgürüz Yaşgününü Kutladı

 

Bir yıl önce Can Dündar ile birlikte #ÖZGÜRÜZ’ü kurduk. Planların ve aksiliklerin,  gözyaşları ve kızgınlığın, dostane polislerin ve çok özel bir arayışın bir yılı…

 

Geçtiğimiz yıl, Berlin’deki CORRECTIV haber merkezinde,belgesel film yapımcıları, tiyatrocular, fotoğrafçılar ve gazetecilerden oluşan, yüksek sesli, kaotik ama bir o kadar da şirin bir ekip çalışıyordu. İleri geri koşturup teknikten şikâyet ediyorlar, sokaklardaki eylemlerden canlı yayın yapıyorlar, gözyaşlarına boğuluyor, televizyon stüdyomuzda dikilip, kameralara bağırıyorlardı. Sanki bir tiyatro oyunu temsil ediyorlardı.

Günde iki kez stüdyoda canlı yayın yapılırken çok sessiz olmamız gerekiyordu.

Ofisin kapısını açtığımız her gün, iki dileğimiz vardı:

Her sabah, hala orada olmalarını diledik.

Ve yine her sabah, artık orada olmamalarını diledik.

Kapının ardındaki haber merkezinin yeniden boş ve sessiz olmasını; meslektaşlarımızın uzaklaşmak zorunda kaldıkları ülkelerine geri dönebilmelerini diledik.

 

Berlin’e Kaçış

2016 yazındaki başarısız darbe girişiminden sonra, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gerçek ve hayali muhaliflerine karşı tüm gücüyle savaşıyordu. Gücünü bir referandumla daim kılma fırsatını da iyi değerlendirdi. Erdoğan’ın yanında olmayan herkes karşısındaydı. Bu baskı dalgası, Türk medyasına tsunami gibi çarptı. Birçok haberci Almanya’ya kaçtı. Birçoğu da Berlin’e geldi.

Gelenlerden biri de, Cumhuriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’dı. Kendisiyle tanışır tanışmaz birlikte bir medya kurmaya karar verdik. Böylece Can ve Türkiye’den gelen meslektaşları, çalışmayı sürdürebilecek, Türkiye toplumu da bağımsız gazeteciliğe erişmeye devam edecekti. AKP’nin, Almanya’daki Türk topluluğunu da hedef alan propagandası da rakipsiz kalmayacaktı.

Projeye #ÖZGÜRÜZ adını verdik. Ve işe başladık.Televizyon stüdyomuzu kurduk; bir internet sitesi, ödeme sistemi ve #ÖZGÜRÜZ’ün yönetimi için bir veritabanı oluşturduk. Tüm bunların Türkçe nasıl yapılacağını düşünen programcımızın kafası karışmıştı.

 

Bir küçük, büyük haber merkezi

24 Ocak 2017’de yola çıktık. Bu,özel bir gündü.

1993 yılının 24 Ocağında Türkiyeli araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu öldürülmüştü. Mumcu, yolsuzluk, silah kaçakçılığı ve İslamcılık ile ilgili araştırmalar yapıyordu. Cumhuriyet için yazıyordu. Katilleri halen bulunamadı.

Türkiyeli meslektaşlarımız, stüdyomuzda uzmanlarla röportajlar yaptılar, Türk siyaseti ve ekonomisindeki gelişmeleri analiz ettiler, mahkeme duruşmalarından ve protestolardan canlı yayınlar yaptılar. Hem Almanya’da hem Türkiye’de…

Türkiye’deki referandum sırasında haber merkezimiz hıncahınç doluydu. Küçük bir büro, idare eder bir teknik altyapı ve en önemlisi de yeterli olmayan haberci ve teknik elemanlarla… CORRECTIV ofisi, bazen Almanya’nın en küçük haber merkezi gibi hissediyordu kendini; ama aynı aylarda bir o kadar da büyüktü.Meslektaşlarımızı nasıl evimize almamazlık ederdik?

 

Üç haftalık para

#ÖZGÜRÜZ’ün birinci yıl dönümünü kutluyoruz. Sıra dışı bir şeyi başardık. Hayatta kaldık ve istikrarlı bir hale geldik. Şu an Türkiye’den haber veren yarım düzine muhabirimiz var. Ve elbette Can Dündar ile Berlin’deki ekibi…

İşler uzun süre iyi gözükmüyordu. CORRECTIV’den bildiğimiz ve #ÖZGÜRÜZ’e aktarmak istediğimiz nerdeyse hiçbir şey işe yaramıyordu. İnternet sitesi, Türkiye’de daha yayınlanmadan engellenmişti. Almanya’da yayınlarımızı yaymak için kullanabileceğimiz Türkçe bir medya yoktu.

 

 Haber Merkezi’nde birlikte çalışıyoruz. © Ivo Mayr

 

Ayrıca, planladığımızın aksine Türkiye’den sponsor bulamadık, çünkü yurtdışına havale yapmak zordu. “Vatan haini” ilan edilmiş bir gazetecinin yönettiği medyayı destekleyenler,büyük tehlikeye girecekti.

Projenin finansmanı, başlangıçtan itibaren tehlikedeydi. İlk başlarda sadece üç haftalık paramız vardı. Ama #ÖZGÜRÜZ’ün hayatta kalması için her şeyi denemek istiyorduk. Bize cömertçe yardım eden ve hayat nefesi sunan dostlar bulmaya devam ettik.

 

#Özgürüz hedefte

Ama tek sorunumuz para değildi ve hala da değil. Birçok insan, Can Dündar’ın yanında olmaktan, onunla çalışmaktan ve bu sebeple Türk istihbarat servisinin hedefi olmaktan korkuyordu.

#ÖZGÜRÜZ için çalışacak kişiler bulmamız zor oldu. Hem Türkiye’de hem de Berlin’de… Çokça çaba sarf ederek bir ekip oluşturduk: Sürgündeki gazeteciler, öğrenciler, kendini adamış insanlar bir araya geldi. Elbette anlaşmazlıklar oldu. İki çalışanımız, kaçarak istifa etti.  Zor zamanlardı. Başlangıç sürecinin stresi vardı. Referandum esnasında, diktatörlüğe gidecek bir başkanlık sistemine direnmenin getirdiği siyasi güçlükler vardı. Yabancı bir ülkede yaşamaya başlamanın getirdiği ağır hayat değişikliği vardı. Akrabalar, arkada bırakılan kadınlar, erkekler, çocuklar… Kültürler çatıştı. Anlaşılması zor birçok kural barındıran Alman dünyası da Türk meslektaşlarımız için yeniydi.

 

Davetsiz misafirler

Ama bu engeller bizi yıldırmadı. Elimizden geldiğince birbirimize yardım ettik: destekçiler bulduk, ekipmanlarımızı, otomobillerimizi, ofislerimizi paylaştık.  İstenmeyen misafirleri kovduk.  Bir gün, aniden, Erdoğan’a sadık bir televizyon kanalı ekibi, büromuzun önünde belirdi. Birkaç gün sonra yayınladıkları haberlerinde, büronun nerede olduğunu, Can’ın hangi saatlerde, kaçtan kaça orada olduğunu birebir anlattılar. Montajları, patlama sahnelerini andırıyordu. Habercilikleri, şiddet kılavuzu gibiydi. “Burayı bombalamaya değer” diyorlardı adeta… Frederik, gazetecilerle ve ofisi gözetimde tutan polislerden biriyle konuşmak için dışarıya çıkmıştı. Erdoğan propagandası yapan kanal, çekim yapmaya devam etti, Frederik’i, haberde kırmızı bir okla “Can Dündar’ın asistanı” diye hedef gösterdiler.

Ülkesini terk etmek zorunda kalan bir meslektaşa yardım etmek, bizce hedef gösterilme gerekçesi değil, boynumuzun borcuydu. Zira bu, bizim işimizdi. Bugün, her iki saatte bir, Berlin polisinin dostane bir memuru zilimizi çalıp, halen hayatta olup olmadığımızı soruyor.

 

Nihayet İstikrar

Tüm bunlar, #ÖZGÜRÜZ projesinin ilk on iki ayında neden sürekli değiştiğini, neden kendini yenilediğini ve nasıl büyüdüğünü açıklıyor.

Bugün hayatı kutluyoruz:

Özgürüz!

#ÖZGÜRÜZ, istikrarlı formunu buldu.

#ÖZGÜRÜZ dergisi basıldı. İkinci sayısını çıkardık.

Halen Türkiye’nin birçok şehrinde haber yapan yarım düzine muhabirimiz var. Periscope sayesinde, İnternet üzerinden günde sayısız yayın ve kesintisiz habercilik yapıyoruz. Eylemler ve mahkeme süreçleri hakkında haberler sunuyor, tutukluların yakınlarıyla konuşuyor, ekonomi, toplum ve çevre konularında bilgi veriyoruz.

 

Salt Gazetecilik

Birkaç izlenim:

Tutuklulardan biri, protesto esnasında kapatıldığı tutuklu arabasından #ÖZGÜRÜZ için canlı yayın yaptı.

Birkaç hafta önce, muhalif HDP’nin İstanbul şubesi  basıldığında canlı yayın yapan tek medya #ÖZGÜRÜZ’dü.

Erdoğan hükümetinin örtbas etmeye çalıştığı, Suriye’de yakılarak vahşi bir şekilde öldürülen Türk askerinin akrabalarıyla konuştuk.

 

  #Özgürüz muhabiri Zübeyde Sarı Adliye önünde röportaj yapıyor. © Onur Öncü

 

Türkiye’deki yeni bir tank fabrikasının planlarını ortaya çıkardık. Alman siyasetini yönetenler, bundan haberi yokmuş gibi davranıyordu. Almanya’nın yardımıyla planlanan bu fabrika ile Türkiye,kendi tanklarını üretmeyi ve Almanya’dan aldığı ruhsattan kurtulmayı hedefliyordu. Böylece, Türk ordusu gelecekte bir kez daha Kuzey Suriye’deki kuşatılmış bölgeye girdiğinde, Alman üretimi savaş tanklarını kullanmayacağından kimse Türkiye’ye itiraz edemeyecekti.  

Türkiye’de bugünlerde savaş karşıtı eylemler var. Bu eylemler yasaklı ve #ÖZGÜRÜZ, canlı olarak yerinden haber sunuyor.

Türkiye’den, Türkiye için…

Türkiye’de bugünlerde giderek nadir hale gelen, normal gazetecilik geleneğini sürdürüyoruz.

 

Planlar yapıyoruz

Geçtiğimiz yıl Türkiye’de 20 milyon kişi haberlerimizi izledi. Sosyal medyada #ÖZGÜRÜZ kadar başarılı olan çok az medya organı var.

#ÖZGÜRÜZ’ün birinci yıldönümünde, yayın alanımızı nasıl genişletebileceğimizi planlıyoruz: günlük haberler sunmanın ötesinde, araştırmacı gazetecilik de yapmak istiyoruz.

Türkiye’nin diğer şehirlerinde daha fazla muhabirimiz olsun istiyoruz.

Türkiye’de engellenen internet sitemizi daha görünür kılmak istiyoruz.

#ÖZGÜRÜZ Dergi’yi dağıtmaya devam etmek, CORRECTIV ile #ÖZGÜRÜZ’ü daha iyi bir şekilde bir araya getirmek istiyoruz.

Yurt dışında da daha çok muhabir istihdam etmek istiyoruz.

Siz de yanımızda olun. #ÖZGÜRÜZ’ün Türkiye’de bağımsız gazetecilik için verdiği çabayı destekleyin.

 

 

 

#ÖZGÜRÜZ’ü destekleyin ( Destek olmak için tıklayın)

 

Yazının Almancası için tıklayın

 

Çeviri: Merve Demir

 

© ozguruz.org Türkçe

Tarih 01.02.2018

2018-02-14T11:34:31+00:00