Tabip Odası Genel Sekreteri Mengüç: Dünyanın her tarafından destek var

 

İSTANBUL – İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Samet Mengüç, TTB’ye yapılan operasyonun ardından çok sayıda kurumun kendilerine destek verdiğini belirterek, “Avrupa’dan insan hakları örgütleri ve çeşitli ülkelerin tabipler birliğinden destekler geldi. Bütün bunlar da bizim sadece bugün değil geçmişten beri siyasetlerden bağımsız olarak durduğumuz yerin ne kadar tutarlı olduğu” ifadelerini kullandı.

 

“Savaş bir halk sağlığı sorunudur” başlığıyla yapılan açıklama sonrasında  yapılan baskınlar ile gözaltına alınan Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi 4’ü profesör 11 yöneticisi 3 gündür Ankara TEM’de tutuluyor. İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Samet Mengüç, TTB’ye yapılan operasyonu ve meslektaşlarının görevden alınmasını #ÖZGÜRÜZ’e değerlendirdi.

Gözaltına tutulan Raşit Türkel’in 3 ay boyunca görevden alınan görevinden uzaklaştırılmasına değinen Mengüç, “Tükel’in uzaklaştırılması ilişkin çok ayrıntılı bilgi sahibi değilim. Bu konuyla ilgili resmi bir belge ve tebliğ sunulmuş değil. Olayı bir bütün içinde değerlendirirsek, böyle bir gerekçe ile açığa alınmış olması asla tasvip etmediğimiz bir durum.Böyle bir şey gerçekleştiyse, İstanbul Üniversitesinin seçilmiş rektörü,  atanmış rektörü tarafından açığa alınıyor” diye konuştu.

 

“Savaş halk sorunudur”

“Cumhurbaşkanı çok aleni bir şekilde, Tabipler Birliği’ni ötekileştiren sert saldırgan bir dille eleştirdi ve yargı da hemen devreye girdi. Bu, hiçbir hukuk devletinde olmaması gereken bir durumdur. TTB tarihi açısından da böyle bir durum yok. Sadece şimdi değil, TTB kurulduğundan bu yana her savaş ve çatışma dönemlerinde savaşı asla ve asla tasvip etmemiştir ve savaşları bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlanmıştır. Bu söylem yeni değildir, tarih boyunca söylenmiştir. Bu tavır sadece Türkiye’de yaşananlara yönelik değil, dünyanın neresinde olursa olsun savaşları asla tasvip etmiyoruz, çünkü sağlığın bir toplumda olmazsa olmaz koşulu barış zeminidir. Eğer siz barış zeminini temin edememişseniz, sağlıklı bir sağlık hizmeti sunamazsınız. Bu nedenle de zeminin barış üzerine kurulması lazım. Çünkü, savunduğumuz evrensel sağlık ilkeleri, evrensel hekimlik, etik ve ahlaki kuralları, ontolojik kurallar, bio-etik ve uluslararası sözleşmelerimiz bu barış zemini üzerinden yapılanmış ve bunun üzerinden sağlık hizmetlerimizi sunmaya çalışıyoruz. Ve yine anayasa ile belirlenen 6023 sayılı bir yasa ile kurulmuş kamu niteliğindeki bir kuruluştur TTB. 15 yıldır bu ülkede uygulanmaya çalışılan, neo-liberal ekonomik politik eksenli, sağlığı bir ticaret ve rant alanına çeviren sağlık politikalarına başından beri karşı olduğumuzu söyledik. Bu nedenle iktidarın bize karşı öfkesi vardı.”

 

Arkadaşlarımız kriminilaze edildi”

“Açıkladığımız metin her zeminde bütün hekimlerin arkasında durması gereken bir metindir. Bunu siyasetten bağımsız söylüyorum. Merkez konsey üyesi arkadaşlarımız kriminalize edilmeye çalışıldı. Varsayalım böyle bir açıklamada suç unsuru var. Bunun da bir yolu yordamı var. Bu insanların yeri belli, bu ülkenin hastanelerinde ve üniversitelerinde görev yapıyorlar. Sabah bütün evlere baskın yapılarak ev aramalarının yapılması, kabul etmediğimiz bir şekilde bazı arkadaşlarımızın kelepçelenmesi gibi durumları asla hak etmediğimizi düşünüyoruz.”

 

“Her taraftan destek var”

“TTB’ye dünyanın her tarafından gelen destekler var. TTB aynı zamanda Dünya Tabipler Birliği’nin üyesidir. Bu operasyon sonrası Dünya Tabipler Birliğinin destek açıklaması bizim için son derece önemliydi. Avrupa’dan insan hakları örgütleri ve çeşitli ülkelerin tabipler birliğinden destekler geldi. Bütün bunlarda bizim sadece bugün değil geçmişten beri siyasetlerden bağımsız olarak durduğumuz yerin ne kadar tutarlı olduğunu ve sağlıklı olduğun göstergesi olduğunu değerlendiriyoruz.”

 

 

 

 

Haber: Zübeyde Sarı – Onur Öncü

© ozguruz.org Türkçe

Tarih 01.02.2018

 

2018-02-02T14:39:13+00:00