Prof. Dr. Fincancı: Bilimi hedef alan gericiliğine karşı bağımsız bilimsel mücadele önemli

İZMİR  – 12.’cisi düzenlenen Karaburun Bilim kongresi katılan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı konuştuk. Tarih boyunca hak mücadelesinin sürdüğünü ve son yüz yılda önemli kazanımlar elde edildiğini dile getiren Fincancı, Dünya’da ve Türkiye’de insan hakları ve bilim üzerinde ciddi bir baskı olduğun fakat bunun bir duraklama dönemi olduğuna dikkat çekerek “Dünyada bilim devletler güvenlik konseptli politikalarla hakları geri plana itiyor ama hak savunucularının mücadelesi devam ediyor. Türkiye’de ise AKP eliyle bilim alanı gericileştiriliyor. Buna karşı en önemli mücadele ise bağımsız bilimsel çalışmalar yürütmektir” dedi.

Beş gün boyunca sürecek olan ve bu yıl 12.’cisi düzenlenen Karaburun Bilim kongresi başladı. Kongre de ‘Ekim devriminin 100. yılı’ ve ‘600. yılında Börklüce Mustafa ve Hakça paylaşım mücadelesi’ gibi başlıklar altında çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Kongre katılan Prof. Fincan’cı ile İnsan hakları mücadelesini son dönemdeki sürecine ilişkin canlı yayında konuştuk.

Fincancı’nın konuşmasından başlıklar şöyle:

‘HAK MÜCADELESİ HEP SÜRECEK’

“Aslında hakları mücadelesi hiç bitmeyen bir mücadele. İnsanlığın dönüşümüyle birlikte haklarını elde etmek için mücadele etmesi de kaçınılmaz. Bu en iyi koşullar oluşturulana kadar, hatta bundan sonrada hep daha iyisini arayacağız, bu nedenle bu mücadele sürecek. Aslına hep ileriye doğru ve insanlık adına bu mümkün. Hani Börklüce Mustafa 600 yıl önce hakları için ayağa kalktığında da ondan sonra gelen dönemde de 1917’de gerçekleşen Ekim Devriminden sonrada aslında çok büyük farklılıklar yarattığımızı görmeliyiz.

‘GÜVENLİK KONSEPTLİ DEVLETLERE KARŞI BİR MÜCADELE VAR’

Özellikle insan hakları mücadelesi yürütenler son 100 içerisinde çok önemli işler başardılar.  Daha önceden mahcup da olsa ayağa kalkarken daha sonra bunu yazılı hale getirme becerisi ve var olan sistem içinde yer alan devletlerinde bu yazılı hale gelmiş hak belgelerini kabul etmesini sağladılar. O nedenle geriye gidiş olarak değilde duraksama dönemi olarak değerlendirmeliyiz bu dönemi ama tabi ki hak mücadelesi daha gelişkin hale getirilecek. Bu duraksama dönemi sadece Türkiye için değil aslında dünya içinde geçerli.  Mesela önemli bir hak belgesi yeniden gözden geçirilirken 27 yıl sonra, bağımsız komisyon kavramı ortadan kaldırıldı. Çünkü şu anda devletler güvenlik konseptiyle iş görüyorlar. Ama hak savunucuları bunun karşısında duruyorlar ve bu belgeyi yayımlayamadı BM çünkü mücadele edenler karşısında durduğu için. Bu nedenle böylesi süreçlerde umut dolu olmak gerektiğini düşünüyorum.

‘BÜTÜN ÜNİVERSİTELER PİYASACI YAPILDI, AKP’DE BUNU YAPTI’

Bütün iktidarlar üniversiteleri egemenlik altına almaya çalışırlar dolayısıyla bunun fırsatını yakaladıklarında hiç bir masraftan kaçınmaz ve üniversiteler üzerinde yönlendirici etkilerini kullanırlar. Aslında uzun zamandır zaten bütün dünyada üniversitelere ilişkin piyasaya açılma bu alanın kurallarıyla piyasaya yönlendirilmesi isteniyordu. Tabi ki AKP’de iktidar olduktan sonra buna ilişkin düzenlemeyi yaparak buna olanak sağladı hem de özellikle muhafazakar daha dini yapıya dayalı bir üniversite oluşumunu sağladı. Özellikle de darbe girişimi bunun için bir fırsat sağladı. “Allah’ın bir lütfu” olarak tanımlandı gerçekten bir lütuf, bu alanı istedikleri gibi dönüştürebilme imkanı sağladı hukukla ilişkisi olmayan kendi yarattıkları hukuk sistemi olan KHK’lar ile. Böyle değerlendirmek gerekiyor. Gerici bir sistem olacak, bilimin dışlandığı bir sitem olacak çünkü bilime ilişkin tartışmaları bilim dışı yöntemlerle yaptıklarını biliyoruz ama bu bizim içinde bir olanak çünkü üniversitenin konumunu yeniden tartışma olanağı sağlıyoruz. Bunu bir takım bağımsız akademik alanlarla bizde bilimi yeniden bilimselliği ile toplum için bilimselliği tanımlamış olacağız.

‘NURİYE VE SEMİH İÇİN DURUŞMADA OLMALIYIZ’

Bütün bu acımasız şiddetle saldırıdan ne yazık ki 7 bin üzerinde akademisyen nasibini almış durumda ve bunlar için direnen açlık grevinde olan dostlarımız var. Onların açlık grevi hepimiz adınadır, bunu bilerek onların yanında olmak için 14 Eylül’lü onlarla dayanışarak geçirmemiz gerekiyor. Onların yanında olup sesimizi yükseltmemiz  onların sesinin yükselmesine neden olacak.”

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

VİDEO HABER : GÜLSEN CANDEMİR

© ozguruz.org Türkçe

Tarih 05.09.2017

2017-09-06T18:13:27+00:00