Adalet yürüşüyüne katılan HDP’den ‘Ortak mücadele’ çağrısı

Ankara’dan İstanbul’a yapılan ‘Adalet’ yürüyüşüne katılma kararı alan HDP heyeti içinde yer alan Parti Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, Milletvekili Celal Doğan ve Görevden alınan Mardin Eski Eş Genel Başkanı Ahmet Türk otoriter rejime karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP Milletvekili Celal Doğan ve Görevden alınan Mardin Eski Eş Genel Başkanı ve siyasetçi Ahmet Türk Adalet yürüyüşüne katılmadan önce canlı yayında #ÖZGÜRÜZ muhabiri İrfan Uçar’ın sorularını yanıtladı.

Kemalbay, Doğan ve Türk’ün açıklamalarından başlıklar şöyle:

Kandıra Cezaevi önünde destek açıklamasının engellemesine ve Adalet yürüyüşüne ilişkin #ÖZGÜRÜZ’e açıklamalar yapan Serpil Kemalbay Kandıra cezaevinde tutuklu bulunan HDP eski EŞ Genel Başkanı ve Milletvekili Figen Yüksekdağ’ın duruşmasına ve Adalet yürüyüşüne ilişkin açıklamalarda bulanacaklarını ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:

KEMALBAY: HALKIN İRADESİNE DARBE YAPILMIŞTIR

“Cezaevinde 5 km kala engellendik ve bizde bu durumu protesto ettik. Biz Türkiye’nin 3. partisiyiz ve bu engelleme halkın iradesine karşı yapılan bir müdahaledir. Bu politikalar dokunulmazlıkların kaldırılmasından bu yana giderek artan bir süreç, sadece eş genel başkanlarımızı vekillerimizi rehin almadılar dışarıda ki faaliyetlerimizi de abluka altına aldılar. Biz bu durumu protesto ettik. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ülkenin bütün medya imkanlarını sonuna kadar kullanıyor. Sesini duyuruyor. İstediği her yerde gösteri yürüyüş yapıyor. Bu gösterilerde bize saldırıyor. Biz ise hakkımızı kullandığımızda engelleniyoruz.  İşte bu politikaların adı darbedir, darbe sürecini yaşıyoruz. Faşizmin kurumsallaştırılmaya çalışıldığı bir süreçtir bu. Biz her durumda mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

‘HDP’YE YAPILANLAR CHP’YE DE YAPILIYOR’

Adalet yürüyüşüne ilişkin konuşan Kemalbay sözlerine şöyle devam etti: “Dokunulmazlıkların kaldırılması partimize yönelik önemli bir saldırıydı. Sürekli partimizi kriminalize edildi ve toplumdan uzaklaştırılmaya çalışıldı. Bu sürecin bir benzeri ise CHP’ye karşı da gerçekleştiriliyor. Bugün cezaevlerinde 12 tane vekil var. Bu yürüyüş başarıya ulaşamaz ise HDP yapılanlar CHP’ye de yapılacaktır. AKP ve Saray iktidarı CHP yapılacak çeşitli provakatif kriminalize yöntemlerini arıyor. Çünkü AKP ve Saray’ın derdi ‘Türk tipi başkanlık’ adı altında ‘Tek adam’ iktidarını kurabilmek ve faşizmi kurumsallaştırabilmek ve  bunun karşısında yer alanları ise bir ‘terör’ torbasına koymaya çalışıyor. Bu yürüyüşe katılanları ‘terörist’ olarak ilan ediyor.

‘HERKESİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI GEREKİYOR’

Biz HDP olarak bu yürüşe bir destek ve dayanışma ziyareti gerçekleştiriyoruz. Biz ezilen bütün kesimler için adalet istiyoruz. Tabi sadece adalet değil, eşitlik özgürlük ve kardeşlik istiyoruz. Kadınların özgürlüğü için mücadele ediyoruz. Bu destek buluşması bize yapılan CHP ziyaretine karşılık iade-i ziyaret olarak ifade edebiliriz. Bize yapılan ziyarette Türkiye’deki tabloyu değerlendirip ülkede bir darbe süreci yaşandığına yönelik ortak görüşte buluşmuştuk. Bu görüşler doğrultusunda adalet, özgürlük ve barış mücadelesi verilmesi gerekiyor. Bu mücadele 16 Nisan’dan sonra halklarımızın bize verdiği bir görevdir. Yüzde 49’dan fazla kesim bu otoriter rejime itiraz ediyor. Bizler bu itiraz etrafında bir araya gelerek ortak mücadele ederek bu demokrasi mücadelesini başarıya ulaşabilir. Türkiye halkları tarihin bu evresinde bir tıkanma yaşıyor, bu kırılma ve tıkanmayı birlikte mücadele etmekten geçiyor. Eşit, özgür bir Türkiye için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.”

AHMET TÜRK: OTORİTER REJİME KARŞI HALKIN DEMOKRASİ TALEBİ VAR

Adalet yürüyüşüne katılanlar arasında yer alan Ahmet Türk #ÖZGÜRÜZ’e şu açıklamalarda bulundu: “ Otoriter rejime karşı halkın bir demokrasi talebi var. Biz şuna inanıyoruz ki demokrasi olmadan başta Kürt sorunu olmak üzere hiç bir sorunu çözemeyiz. Bugün gerçekten vicdan sahibi demokrat insanların bu hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı ortak bir refleks göstermesi gerekiyor. Her ne kadar Kılıçdaroğlu ‘ben bir birey olarak bunu yapıyorum’ dese de sonuçta siyasi bir misyonu var. Bu başlangıç önemli. İlk defa tüm kesimleler halkla birlikte mücadele etmenin ve siyaset yapmanın yolu açılıyor. Umut ediyorum ki bu adalet arayışı Türkiye’nin her yerinde yaygınlaşır ve demokrasi isteyenlerin ortak mücadelesi daha güçlü bir hale gelir.

‘KÜRTLERLE YAN YANA GELMEKTEN KORKMAMAK GEREKLİ’

Siyasi ve ideolojik olarak ayrı noktalarda olabiliriz ama hukuksuzluğa karşı birlikte ‘hayır’ demek önemlidir. Bugün Türkiye yeni bir sürece giriyor; ya demokrasi kazanacak ya da antidemokratik uygulamaların karşısında insanlar gerçekten dah çok mağdur olacak noktaya gidecek. İşte burada halklarımızı harekete geçirecek, bu baskı politikalarının insanlara zarar vereceğini çok iyi anlatmamız lazım. Bu yürüyüş bir başlangıçtır, umuyorum bunun sonucunda sivil demokratik bir harekete dönüşür. Bugün en fazla mağdur olan ve mazlum olan Kürtlerdir ve artık dar siyasi anlayışları aşıp Kürtlerle yan yana gelmekten korkmamak lazım. Çünkü ortak bir mücadele gerçekleşmez ise sadece Kürtler mağdur olmayacak, demokrasi adalet isteyen herkes mağdur olacak. Ama ortak mücadele sayesinde bu hukuksuz adaletsiz dönem engellenebilir. Bunun için bu yürüyüşe destek veriyoruz.  Biz de adaletsizliğe hukuksuzluğa karşı varız diyoruz.”

CELAL DOĞAN: TÜRKİYE’DE ADALET’İN NOTU HEP ZAYIFTI

Adalet Yürüşüne ilişkin  #ÖZGÜRÜZ’e konuşan HDP’li Milletvekili Celal Doğan ise şunları ifade etti: “Şimdi ormana bakmak lazım ağaca bakma zamanı değil. Ormana bakmaktan kastım Türkiye’deki adaletsizliğe dikkat çekmemdir. Sadece cezaevinde tutuklu bulunan milletvekilleri değil siyasetçiler için değil, Türkiye’nin her kesiminden insanların şikayetçi ve muzdarip olduğu bir anlayışı ortaya koydu CHP. Bu da nedir? adaletin yokluğu. Bu toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir konu olduğu için toplum tarafından desteklenmesi gayet doğal. Türkiye siyasetinde adalet notu ‘çok kırıktır’ partimizin eş başkanlarına milletvekillerine uygulanan adalet adalet değildir. Bu nedenle bu adaletsizliğe karşı talebi duyurmak doğrudur ve toplumsal kesimler tarafından ilgi ile izlenmektedir. İlgiyle izlenmesinin sadece toplumun adalete olan ihtiyaçlarından ziyade ortaya koyulan yöntemde önemlidir. Bir, bu yola çıkıldığında bütün kesimleri kucaklayacak bir yöntem, ikincisi her türlü şiddet ve provokasyondan uzak masumane bir eylem olarak toplum nezdinde algılanması yöntemi yatar. Bu da eylemin başarılı ve kalıcı olması açısından etkili olacaktır. Bu eylem burada bitmemelidir, Türkiye’nin her yerinden sürekli hale getirilmelidir.

‘EKSİKSİZ DEMOKRASİ OLMAZSA TÜRKİYE BELADAN KURTULMAZ’

2019’da bir seçim var, muhalif kesimlerim ihtiyacı olan oran yüzde 51’dir. Bu oranı oluşturulacak bir konsensusla sağlanabilir. O güne hazırlık anlamında iyi bir başlangıçtır. Ama bu eksik kalmış bir adımdır, bunu Edirne’ye uzanıp uzanmaması ile ilgili söylemiyorum, arkadaşlarımızın içeri atılmasındaki siyasi tavrın yanlış olduğu görülmüştür, nitekim buna sebep olanlarda tuzağ düştüklerini kabul etmişlerdir. Bu nedenle Kürt sorunu, Alevi sorunu vb diğer sorunları ile eksiksiz demokrasinin inşa edilmediği bir Türkiye’nin başı beladan kurtulmaz bu nedenle herkese lazım olan adaletin gereği yerine getirilmelidir.

Pericope yayınını izlemek için tıklayın

© ozguruz.org Türkçe

Tarih 03.07.2017

2017-07-03T17:45:26+00:00