Batılı Diplomatik Kaynaklardan Washington Kulisleri / İlhan Tanır Yazdı

Ana Sayfa/Haber, özgürüz'e yazdılar/Batılı Diplomatik Kaynaklardan Washington Kulisleri / İlhan Tanır Yazdı

İlhan Tanır / Washington

Bu hafta ABD Dışişleri Bakanlığında Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan’da dan sorumlu ABD Dışişleri Bakanlık yardımcısı Jonathan Cohen’in Ankara’ya ziyaret edeceği öğrenildi. Cohen’in ziyaretinde Türkiye ve Avusturya var. Cohen Ankara’da hem Dışişleri Bakanlığında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu hem de Saray’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeler yapması bekleniyor. Erdoğan görüşmesi henüz teyit edilmiş değil.

Washington’daki diplomatik kaynaklarına göre ziyarette Cohen’in gündeminde üç konu bulunuyor:

  1. Katar: Cohen’in Ankara’daki ilk görüşme konusu ise Katar olacak. Başkentteki Batılı diplomatik kaynakların Özgürüz‘e bildirdiğine göre Türkiye’nin Katar’a asker gönderme yasasını hızlı bir şekilde Meclis’te geçirmesinden ABD yönetimi ‘endişe’ duydu.

Özgürüz’ün başkentte bazı AB diplomatik kaynaklardan aldığı bilgilere göre önümüzdeki hafta ile birlikte ABD’nin Katar krizi ile ilgili olarak bazı girişimlerde bulunabilir. Trump’ın Cuma günkü çıkışından sonra bu girişim biraz zorlaşmış olsa da Katar krizini ABD’den başka çözübilecek pek aktör bulunmuyor. AB oldukça ilgisiz. Bu girişimin doğrudan Başkan Yardımcısı Mike Pence tarafından üslenme ihtimali de var. Bu hafta itibariyle ABD yönetimi halen Katar krizi ile ilgili nasıl bir stratjei izleyeceğinin çalışmasını yapmaya devam ediyor.

Washington’daki beklentiler önümüzdeki dönemde Pence’in bölgesel konularda önceki Başkan Yardımcısı Joe Biden’in rolüne benzer bir rol alması yönünde. Pence birçok dışpolitika konusunda önümüzdeki dönemde daha da öne çıkabilir.

  1. Washington’daki Kavga: Washington’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın korumalarının Türk Büyükelçisinin Konutu önünde protestoculara saldırması Cohen’in Ankara gündeminin önde gelen konularından biri olacak.

Hatırlanacağı gibi konuyla ilgili olarak geçen Salı akşamı ABD Kongresinde yapılan oylamada 397’ye karşı -0- lık tarihi bir bozgun yaşanmıştı.

Özgürüz’ün başkentteki bazı Batılı diplomatik kaynaklardan aldığı bilgilere göre ABD Kongresinde tasarıya öncülük yapan Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce, oybirliği ile alınan bu ‘kınama’ kararı öncesinde Beyaz Saray’ın bilgisi ve koordinesi ile hareket etti. Dahası, yine Batılı diplomatik kaynakların bildirdiğine göre Kongre’de çıkan kınama kararı konunun geldiği son nokta değil. Bir Batılı diplomatın bildirdiği kadarıyla ”bu topun zıplamasının daha devamı bekleniyor.”

Washington’daki ABD yönetiminin en tepelerindeki yetkililer Washington’daki Türk rezidansında olanlardan sonraki günlerde yaptıkları görüşmelerin çoğunda bu kavga olayından konu açıldı. Trump yönetiminin en yüksek seviyesindeki bazı yetkililer gelişmelerden ”şok edici” olarak bahsederken, Erdoğan’ın kendilerine ‘kültür şoku’ yaşattığını başkente gelen Batılı ülke diplomatlarından aktardılar. Konuyla ilgili üç farklı soruşturma sürüyor ve Washington Polisinin soruşturmasının sonuna yaklaşıldığı Haziran ayı bitmeden bu soruşturmadan sonuç çıkması bekleniyor. Soruşturma sonucunda Erdoğan’ın korumaların birçoğunun ABD’ye girişi engellenebilir veya başkentteki Türk Büyükelçiğindeki bazı kimselerin sınırdışı edilmeleri gündeme gelebilir. Bütün bunlar ilişkilere yeni tansiyon getirebilir.

  1. Kıbrıs: Cohen’in Ankara’da görüşeceği üçüncü konu ise Kıbrıs olacak. Kıbrıs müzakereleri 28 Haziran’da Cenevre’de yeni müzakerelerle devam edecek. Bu toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun temsil etmesi bekleniyor. Sözcü İbrahim Kalın’ın da bu görüşmelere katılması ihtimal. Cumhurbaşkanı Erdoğan Yunanistan Başbakanı Çipras ile en son iki hafta kadar önce Çin’de görüştüğü hatırlanıyor. O görüşmede Erdoğan’ın Çipras’a, duygusal bir şekilde Yunanistan’ın Hollanda, Almanya ve diğer bazı Batılı ülkelere katılıp, Türkiye ve Erdoğan’a savaş açmadığından dolayı teşekkürlerini sunduğu öğrenildi.

Bununla birlikte Batılı diplomatik kaynaklar, Erdoğan’ın AB’den bir somut taviz koparmadan Kıbrıs’taki müzakerelerin önünü açmayacağını düşünüyor. Bu taviz vize serbestisi veya imtiyazlı ortaklık gibi bazı talepler olduğu sanılıyor.

Eylül ayında yapılması beklenen Almanya’daki genel seçimlere kadar bu konularda bir gelişme yaşanması ise beklenmiyor. Yani 28 Haziran müzarekelerinden beklenti yüksek değil.

Obama yönetiminde Kıbrıs konusuna ilgi ve destek çok yüksek, hatta bizzat Başkan Yardımcısı Joe Biden tarafından bu konular takip edilirken, Trump yönetiminde ise bu şekilde bir ilgi olmadığı da biliniyor.

Batı’da İbrahim Kalın’ın Dışişleri Bakanı Olması Beklentisi Var

Bu aralar ABD’de dahil olmak üzere Batılı ülkelerin başkentlerindeki beklenti önümüzdeki dönemde Dışişleri Bakanlığı koltuğuna Erdoğan’ın sözcüsü İbrahim Kalın’ın oturacağı.

Kalın’ın Erdoğan’a yakınlığı nedeniyle, daha etkili bir figür olacağı düşüncesi hakim. Kalın’ın AKP’yi Avrupa’daki Hristiyan Demokratlar’ın bir başka versiyonu olduğunu iddia ettiği bilniyor.

Yine ABD Dışişleri Bakanlığının Türkiye’de 2018 yılı başında bir seçim olacağı beklentisine sahip olduğu öğrenildi.

Beyaz Saray ve Dışişleri Uçurumu

Beyaz Saray’da yabancı ülke temsilcileri ile yapılan birçok görüşmede ABD Dışişleri Bakanlığından kimse bulunmadığı öğrenildi. Bu, gelenekler düşünüldüğünde oldukça ilginç ve aykırı bir durum.

Washington’a yakın geçmişte gelen bazı Avrupalı diplomatik heyetler, Beyaz Saray’ın önceki aylara göre dış politikaya daha çok ilgili olduğunu farkettiklerini iletiyorlar. Washington’a gelen bu yabancı liderler ve heyetler Beyaz Saray’dan sonra gittikleri Dışişleri Bakanlığında, Beyaz Saray ile ilgili olarak, Trump’ın dış politika hamleleri ile ilgili olarak sıkıntı duyduklarını bir şekilde yabancı konuklarına hissettirmekten çekinmiyorlar.

Erdoğan Rusya’ya Bağlı

ABD Dışişleri Bakanlığı Erdoğan’ın Türkiye’de popüler olmasının nedeni olarak halen ekonomiyi görüyorlar ve ekonominin tökezlemesi halinde Türkiye’nin içinde ciddi bazı hareketlenmelerin olacağı beklentisine sahipler. Bunun yanısıra Türkiye’nin ekonomisinin ve enerji sektörünün Rusya’ya bağımlı hale geldiğini düşünmekteler.

En büyük soru ise, ekonomide zorluklar yaşanır ve bir kriz olursa, Erdoğan’ın alternatifinin kim olabileceği. Bu konuda Erdoğan’a halen Türkiye’de alternatif bir liderin görülmediğini düşünüyorlar.

Batı ile Türkiye arasında Darbe Makası Büyük

Bir AB ülkesi üst düzey diplomatının ifalerine göre öncelikle Washington’daki Türk Büyükelçiliği Rezidansı önündeki saldırı bile, başlıbaşına, F. Gülen’in Türkiye’ye iadesini neredeyse imkansız hale getirdi. Bu aralar Amerikalı yetkililer Gülen iadesi konusu açıldığında Washington’daki saldırı manzalarını hatırlatıp, ‘buraya nasıl iade edebiliriz’ argümanını ilk argüman olarak kullanıyorlar. ABD’nin başkentinde bu kadar acımasız olan korumaların ve bunu Erdoğan’In gözünün önünde gerçekleştirenlerin ülkesinde ‘hukukun üstünlüğünden’ bahsedilemeyeceği konsensus haline gelmiş durumda.

Yakın zamanda ABD Dışişleri Bakanlığı üst düzey yetkilileri ile görüşme yapan bir AB ülkesi üst düzey yetkilisine göre ABD Dışişleri bakanlığı halen Gülen’in kendi başına Washington’dan Türkiye’yi ve Türkiye’deki darbeyi yönettiği iddialarına inanmıyorlar ve ”kimse Gülen’i iade etmek istemiyor.”

Üstüne, Batılı kaynaklar arasında da Türkiye’de ‘gerçek bir darbe olduğuna inanan pek kimse yok.” Bu yönde düşünenler de darbe hakkında ciddi soru işaretlerine sahipler.

İzlenimlerden ortaya çıkan, yurdışındaki diplomatik çevreler, Batılı hükümet çevrelerinin çoğu darbeye de, darbenin Gülenciler tarafından yapıldığına da pek kani değil. Bunun karşısında Türkiye içinde de bu oran muhtemelen %90 oranında bu darbenin Gülenciler veya ”FETÖ” tarafından yapıldığı.

Kısacası darbeden neredeyse bir yıl sonra Türkiye’nin içi ve dışı arasında darbe hakkında büyük bir makas oluşmuş durumda.

© ozguruz.org Türkçe

Tarih 15.06.2017

2017-06-15T13:24:54+00:00