ABD Kongresinde Tarihi Bozgun: 397 – 0/ İlhan Tanır Yazdı

Ana Sayfa/Haber, özgürüz'e yazdılar/ABD Kongresinde Tarihi Bozgun: 397 – 0/ İlhan Tanır Yazdı
 
İlhan Tanır / Washington
Erdoğan’ın Hükümetinin Milyonlarca Dolarlık Makyajı Washington’da Artık Tutmuyor
15-16 Mayıs günlerinde gerçekleşen ve yaklaşık 30 saat kadar süren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyaretinde meydana gelen olayların yıkıntısı yaklaşık 3 hafta sonra ABD’nin başkentinde halen hissediliyor.
2 hafta önce ABD Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komitesinde ‘oybirliği’ ile Erdoğan’ın korumalarının başkentteki Türkiye Büyükelçiliği Rezidansı önündeki bir düzine kadar protestocuyu kanlı, tekmeli, yumruklu ve küfürlü bir şekilde yaptığı saldırıyı kınama, bir daha bu tür olayların yaşanmaması için önlemler alma, bu saldırıyı gerçekleştirenleri ‘adalet önüne getirme’ ve nihayet Erdoğan’dan özür talep etmeyi içeren yasa tasarısı kabul edilmişti.
İşte 354 numaralı o yasa tasarısı Salı günü bu kez Meclis Genel Kuruluna indi. Salı günü öğleden sonra tartışılan önerge, önce sesli bir şekilde oylandı ve oybirliği ile herhangi bir muhalefet olmadan kabul edildi. İşte tam o sırada önergenin sahibi de olan Dışilişkiler Komitesi başkanı Ed Royce, o sırada oturumu yöneten Meclis Başkan Vekiline, bu oylamayı bir de teker teker Kongre üyeleri ile yapılmasını istediğini söyledi. Salı akşamı 5 civarlarında Kongre Başkanvekili talebi kabul etti ve aynı akşam Washington saati ile 6.30’da oylama yapıldı.
Oylamadan önceki günlerde Washington’daki kaynaklar, Kongre’deki her iki partili milletvekillerinin Türk Büyükelçiliği Konutu önündeki olaylardan ne kadar irrite olduklarını ve bu konunun partiler üstü bir uzlaşı sağladığını göstereceklerinin işaretlerini verdiler. Kongre’ye uğrayan Türk hükümeti lobicileri elleri boş dönüyor ve Büyükelçiliğe ‘sıfır’ çekme ihtimalinin ciddi olduğu belirtiliyordu.
Nitekim öyle de oldu. Genel Kurul’da bulunan Milletvekillerinin hepsi, istisnasız, Erdoğan’ı kınama ve özür talebinde bulundu. Cumhuriyetçisi ve Demokratı, sağcısı, solcusu, müslümanı, hindusu Kongre’de Erdoğan’a karşı oluşan dalgada buluştu.
Kongre, Anayasalarının Birinci Maddesini Savunmada Buluştu
Bunun üstüne de Kongre’nin oldukça ketum başkanı Paul Ryan, aynen 2 hafta önce olduğu gibi önergeyi bizzat desteklediğini bir açıklama yaparak kamuoyuna ilan etti. Uzun açıklamasında Ryan Kongre’nin ‘apaçık’ şekilde ”barışçıl protestoculara şiddetin hoşgörülemeyeceği” mesajını gönderdiğini söylerken, burada kalmıyordu. Ryan ”saldırının sorumlusunun sadece Türk hükümeti” olduğunu hatırlattıktan sonra ”Ankara’yı nihayet bu korkunç olayın sorumluluğunu kabul etmeye ve zarar görenlerden özür dilemeye şiddetle teşvik ediyorum” çağrısı yapıyordu. Ryan partiler üstü bir şekilde ABD’nin Anayasasının ilk maddesini savunacaklarını gösterdiklerini ve bunu baskıya almaya çalışanlara her zamankinden güçlü bir şekilde kınadıklarını hatırlattı. Yaklaşık 250 yıllık ve aynı zamanda dünyanın en uzun süreli yürürlükte olan Amerika’nın yazılı anayasasının ilk maddesi ‘ifade ve toplanma özgürlüğünü’ de kapsıyor.
354 sayılı yasa tasarısı Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komite Başkanı Cumhuriyetçi Ed Royce, Kıdemli Demokrat Eliot Engel, Meclis Çoğunluk lideri Kevin McCarthy ve Demokratların lideri Steny Hoyer tarafından hazırlanmış ve Meclis Başkanı Paul Ryan tarafında da kamuoyu önünde desteklenmişti.
Yasatasarısı görüşülmesi esnasında yarım düzine kadar ABD Kongre üyesi söz alarak ağır şekilde Erdoğan ve hükümetini eleştirdiler.
Bundan sonra ne olacak
Öncelikle 435 milletvekilinden Kongre’de bulunan 397 üyenin hepsinin Erdoğan’ı kınamış olması hiç şüphesiz Türk tarafına karşı duyulan öfkenin bir göstergesi. Bardağın taşması. Tüm Kongrenin parti ayrımını bırakarak tek ses olması.
Önerge ‘yaptırıcılığı’ olmayan özelliğe sahip ama sembolizmi yaptırıcılığının zaten ötesinde. Bu şekilde partiler üstü olarak ezici bir şekilde ortaya çıkan yasatasarısı hakkında ABD Dışişleri Bakanlığı bir adım atmak zorunda hissedecek. Kongre, ABD yönetiminin bütçesinin çıktığı yer. Kongre’nin bu şekilde ‘bir sesten’ tepki verdiği olaylar hakkında ABD yönetiminin hareketsiz kalması güç oluyor. Ayrıca daha önce de bazı Kongre üyeleri ABD Dışişlerinden adım atılmasını talep etmişti.
Ayrıca aynı şekilde yaptırıcılığı olmayan yasa tasarıları için on yıllardır Türk hükümeti Kongre’de boğuşarak, Ermeni Soykırımını kabul temalı önergeleri durdurmaya çalışıyor. Hatta uzunca bir süre Türk hükümetlerinin Washington’daki lobiciliği neredeyse sadece bu konuya odaklanmıştı.
Dahası, 2010 yılında Kongre’nin Dışilişkiler Komitesinde çok az bir farkla geçen Ermeni Soykırımını kabul önergesi nedeniyle zamanın Türk Büyükelçisi Namık Tan Ankara’ya geri çağrılmş ve aylarca görevinin başına dönememişti. O Ermeni Soykırım yasa tasarıları hiçbir zaman Genel Kurul’a gidemedi dahi.
Bu kez ‘oybirliği’ ile hem Komite hem de Genel Kurul’da çok hızla geçen yasa tasarısına rağmen Ankara’nın pek de birşey yapamadığını görüyoruz. Adeta Türkiye Büyükelçiliğinde ‘enerji’ bitmiş durumda.
Yine 2 hafta kadar önce Washington’da toplanan ATC – Amerikan-Türk İş Konseyi toplantısında da Büyükelçi Serdar Kılıç, bir iş toplantısına asla alışılmadık şekilde arka arkaya ev sahibi ülkenin yönetimine ağır salvolar göndermiş ve sonunda da kendi Konutu önünde toplanan protestocuları ‘terörizmle dayanışma içinde’ olduğunu ileri sürmüştü.
Çıbanbaşı büyüyecek
Konuyla ilgili halen 3 soruşturmanın sürdüğü biliniyor. Bu soruşturmalar sonucunda Erdoğan’ın önemli sayıdaki korumaları suçlu bulunabilir ve bu kimselerin ABD’ye girişi yasaklanabilir. Washington Polis Müdürü ise, suçlu bulundukları halde koruma da olsa tutuklama kararının çıkabileceğini kaydetmişti. Her halükarda bundan sonra Erdoğan’ın ABD’ye girişinde kendisine tamamen yeni korumalar bulması gerekebilir. Erdoğan genelde New York’daki yıllık BM toplantılarına katılıyor. Bu şartlar altında eğer korumaları ile ilgili yaptırım çıkarsa, Eylül ayında yapılan BM toplantılarında bunun ilk etkisi de görülebilir. Soruşturmalarının gidişatından Büyükelçilikteki çalışanların veya bizzat Büyükelçinin sorumlu tutulup, tutulmadığını da öğrenmiş olacağız. Soruşturmalar hem ‘cezai’ hem de ‘sivil’ mahiyette. Korumaların saldırısına uğrayan protestocuların birinin halen hastanede olduğu ve büyük bir tazminat davası açabileceği konuşuluyor.
Bunun yanısıra Kongre, Erdoğan’dan özür talep ediyor. Bu özür gelmediği müddetçe Erdoğan hükümetinin diplomatları, lobicileri ve çalışanlarının Kongre üyeleri ile çalışması giderek zorlaşacak. ‘Özür talebi’ bir çıbanbaşı olarak ülke ilişkileri arasında duracak hatta daha da rahatsız edecek bir hale dönüşebilir.
Türk hükümetinin son 1, 2 yıl içinde giderek artan sayıda tuttuğu PR grupları ve lobicilerin tamamen etkisiz kaldığı herkesin gözünün önünde 397’ye karşı -0- skoru ile belli oldu. Yıllığına milyonlarca dolar dökülen PR ve lobi gruplarının Erdoğan’ın ve korumalarının Washington’ın göbeğinde giriştiği ve sonra da suçu ABD kurumlarına attığı saldırıdan sonra yapabileceği pek birşey de yok zaten.
İşin doğrusu: hergün Batı medyasında hukuk üstünlüğüne saygısızlığı, insan haklarını kelepçelemesi, basına yaptığı baskıları, azınlıkların yaşam hakkına ve onuruna kayıtsızlığı ile hiçbir itibarı ve dostu kalmayan Erdoğan hükümetini ne milyonlarca dolar döktüğü PR grupları ne de Trump’ın kulağına fısıldayabilecek kadar yakın Giuliani gibi ‘aracı lobicileri’ yardım edebiliyor.
Türkiye’deki Erdoğan hükümetinin politikalarının üstünü kapatacak maharette bir makyaj artık Washington’da bulunmuyor. İzole edilmiş ve kredisi tükenmiş bir rejimin burun direğini kıran kokusunu hiçbir parfüm örtemiyor.
2017-06-07T10:28:46+00:00