Berlin Çok Bozuldu…

Ana Sayfa/özgürüz'e yazdılar/Berlin Çok Bozuldu…

Canım Kardeşim selam;

Burada her sabah İsa Mesih’ten memleketimdeki tüm insanlar için sağlık, adalet ve huzur diliyorum. Elbette senin adını özellikle geçiriyorum dualarımda. Dile kolay 27 yıllık arkadaşız neticede.

Üzülerek söylemeliyim ki Berlin artık çok bozuldu. Ortalık buranın yüksek değerlerine entegre olamamış garip insan topluluklarıyla doldu taştı. Her şey için acele edenlerin yarattığı kaos şehrimizi fena tahrip etti. İstediği her evi tutabileceğini, bankalarda kafasına göre hesap açabileceğini, ülkedeki iki günlük tecrübesiyle sistem hakkında “dahiyane fikirler” taşıdığını düşünen, lazım ve gerekli olan bürokratik işlemleri fazla bulan, garsonu, hostesi, polisi, yöneticiyi, siyasetçiyi beğenmeyen tipler sardı etrafımızı. Sanki kendi geldikleri ülkelerde her şey dört dörtlükmüş gibi…

Biz Berlinliler için hayat artık oldukça güç sayılır. Çünkü bu insanlarla aynı coğrafyada yaşamak için mecburen de olsa çaba sarf ettiğimiz halde onları birazcık yontmaya kalksak “ırkçı” deyiveriyorlar yüzümüze.

Suriyelilerin boğulmadan şehrimize ulaşabilenleri yetmiyormuş gibi şimdi de Tayyip Erdoğan’dan kaçan Türkiyeliler çıktı başımıza. Onca Suriyeliyi kamp, basketbol sahası, kilise gibi bizlere çok lazım mekanlara yerleştirirken zaten imanımız gevremişti. Peki bu Türkiyelileri ne yapacağız biz?

Daha yeni apartmanımıza Muhittin diye bir adam taşındı. Üst komşumuzun evinde geçici olarak kalacakmış bir süre. Ardından eşi, iki çocukları ve köpekleri de yetişti hemen. Türkiye’de “Barış Akademisyeni” miymiş neymiş herif. Okumuş adam yani. Düdük, gelir gelmez semtimizde büyük sorunlara yol açtı. Önce yabancılar polisi ve belediyemiz bu herife henüz gerekli evrakları vermediği halde “çocukları okula yazdıracağım” diye tutturdu. Durumu anlatmaya çalıştıysak da bir türlü ikna olmadı. İnatçı ve anlayışsız herif… Sonra daha taşınmalarının dördüncü gününde anahtarlarını kaybetti. Apartman olarak hepimiz yeni anahtar için beklemek zorunda kaldık. Şahsen ben şikayetçi oldum hemen.  Ayrıca mahsurlu saatlerde çamaşır makinası çalıştırıp, müzik dinleyip veletlerinin gürültü yapmasına izin veriyorlar diye de iki kez polis çağırdım.

  1. Kattaki Herr Klaus ile konuşurken hep bana ne kadar gıcık olduğunu anlatıyormuş. Bana niye öfkeleniyor anlamıyorum. Bu ülkenin hepimizi bağlayan kuralları var işte ve o da bunlara uyacak! Ayrıca Herr Klaus’a durmadan yeni projelerinden bahsediyormuş. Akademisyenler olarak örgütleneceklermiş de kitap yazacakmış da Türkiye’yi düzeltmek için çabalayacakmış da elinde iki tane tiyatro senaryosu varmış da falan filan. Ulan sen önce oturma iznini bir al be yabani…

Bir de sokak köpeğiyle tazı arası o çirkin hayvanları yok mu? İfrit oluyorum yeminle. O mahlukatın ilk açığını bulduğumda soluğu belediye kapısında alacağım. Hayır bir şey değil bizim oğlanlara mikrop falan bulaştırabilir. Pislik…

Canım kardeşim, Stuttgartlılardan bu yana bu şehir böylesi yağmacılar görmedi be. Plastik çöp ile yemek çöpünü ayırt etmeyi bilmeyenler yüzlerce yıllık kadim Berlin geleneklerine bok atmayı marifet sayıyor resmen. Sinir bozukluğundan 2018 yaz tatili planlarımı yapmaya konsantre olamıyorum. Sabah yürüyüşlerimin tadı kaçtı. Nereye baksam ortalıkta Muhittin kılıklı deve dikenleri görüyorum. Durmadan aceleleri var. Sorsan cevapları hazır: “Memleketimizde insanlar ölüyor, bizi gereksiz yere oyalamayın, direnmeliyiz”

Sanki Anmeldung’u iki saatte alabilseler Erdoğan mahcubiyetinden istifa edecek…

Sanki Alman ekonomisinin kalkınması için Erdoğan’a silah satılmasa herif kendi militanlarına tüfek bulamayacak…

Sanki Berlin sistemine entegre olsalar delikanlılıklarına halel gelecek…

Sanki geldikleri cehennemi düzeltebildiler de koskoca Berlin’i düzeltmeye kaldı iş…

Yani kentimiz için “multicultural” olmak bir prestij sebebi olmasa 6 ay öncesine kadar gelenleri sınır sayıp sonradan gelenlerin hepsini geri göndermeyi düşüneceğim.

Kardeşim, ilk mektuplarımdan bu yana seni özlediğimi söyleyip duruyorum. Geçen abin çıtlattı, bana sürpriz yapıp zınk diye karşıma çıkacak bir seyahat planlıyormuşsun. Bu elbette ki harika bir haber. Fakat son dönemlerde çok fazla terminlerim var. Dolayısıyla gelişini biraz daha programlı yapsan diyorum. Ben takvimime bir göz attım. 11. Ayın 24’ü müsait görünüyor. 2018 ama…

Ayrıca sana her hafta yazdığım bu mektuplara da biraz ara vermek istiyorum. Almanca kursu çok vaktimi alıyor çünkü. Ayrıca 25 yıl vadeli müstakil bir ev almayı planlıyorum. Bunun için ek bir iş buldum sayılır. Yani senin anlayacağın artık biraz yoğunum. E tabi seni hep hatırlayacağım anılarımda…

Bende şimdilik havadisler böyle kardeşim.

Hacı anne, hacı babaya çok selam. Abilerine çok selam. Ufaklığı öp benim için.

Not: Başka bir dünya mümkün değilmiş, başka bir ortam mümkünmüş sadece…

2017-06-01T10:13:36+00:00