ARTE – ÖZGÜRÜZ İŞBİRLİĞİ: Erdoğan belgeseli aynı anda yayında

Alman/Fransız devlet televizyonu ARTE, referandum öncesi İstanbuldaydı. Aşağıda öyküsünü okuyacağınız haber röportajı ARTE ile işbirliğimizin ilk adımı olarak aynı anda #ÖZGÜRÜZde yayınlıyoruz.

Erdoğan’ın referandumu – Diktatörlüğün yolu mu açılıyor?

Belgeselin tamamını buradan izleyebilirsiniz:

Avrupanın en önemli belgesel kanalı ARTE tarihi referanduma üç gün kala Türkiye üzerine bir belgesel yayınladı. Referandumun EVET ve HAYIR kamplarını iki kişi ve iki semt olarak işleyen ARTE Erdoğana diktatörlüğün yolu mu açılıyor?sorusuna cevap aradı.

ÖZGÜRÜZ olarak ARTE ile yaptığımız işbirliği uyarınca bu belgeseli eşzamanlı olarak yayına sokuyor ve kısa bir özetini Türkçe olarak sayfalarımıza alıyoruz:

* * *

Evet diyoruz, bayrağımız için, vatanımız için, gazilerimiz için, diyor genç bir hanım. Sevdiğimiz, güvendiğimiz için. Ondan başka lider var mı? Dünyada birtanedir o, diyor bir diğeri.

Beyoğluna geçiyoruz. HAYIR’ın semtine.

İpek Özsüslü, ülkesinin geleceğinden endişeli. Kutuplaşmadan sözediyor, Birbirimize karşı acayip tahammülsüzhale geldiğimizi söylüyor. Bir gazeteyi bile tek kişi yönetemez. Çokseslilik her zaman iyidir, diyor Lemanda yayınlanacak karikatürünü çizerken.

İstanbulun en güzel Boğaz manzaralı evlerinden birinde İpek. Yayınevinin sahip olduğu bir binada oturuyor. Vaktiyle ERASMUS öğrencileri de kalırmış burada. Ama bir yıl önce AKPli belediye kiralama lisansını iptal etmis, hiçbir gerekçe göstermeden. Bu küçük şirkete büyük bir mali darbe. İpek şimdi tek başına kalıyor sıcak suyun bile olmadığı binada. Cihangir Meydanı’ndan geçerek gidiyor dergiye. Seviyor Cihangiri, ama kendini burada bile güvende hissetmiyor bir süredir.

İstiklal Caddesi, gece. Avrupa şaşırma, sabrımızı taşırma!diye bağırıyor küçük bir grup AKPli Leman Dergisinin hemen ilerisinde.

Lemanda da tedirginlik hakim. Sosyal medya üzerinden nefret söylemi sağanak gibi yağıyor üzerlerine. Duvarda İpekin bir karikatürü: Sudan korksak çamaşır asmazdıkdiyor TOMAnın karşısında kollarını açmış gülümseyen bir kadın.

Parasızlıktan, işin yıpratıcılığından ve tehlikelerinden dolayı birçok Leman elemanı pes etmiş.

Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Akgün gönderilen karikatürlere bakıyor. Merkelle Erdoğan’ı gösteren bir karikatürü, ne olur ne olmaz, dış politikaya girmek tehlikeli, diyerek eliyor.

Ben her zaman muhaliftimdiyor Tuncay. Ama bu referandum farklı. Eğer Evet çıkarsa biz başka bir dünyada olacağız. Şimdiden karikatüristler her an evden alınıp götürülebilecekleri korkusuyla yaşıyor. Darbe gecesi binlerce nefret tweeti atılmış hesabına. Charlie Hebdo dergisine saldırının fotoğrafları gönderiliyor, keşke ders alsaydınız, notuyla. Derginin, hatta evinin fotoğrafları, adresleri yayınlanıyor.

Leman’ın basımevi. İpek baskıdan memnun. Ama yayınevinin mali durumu vahim. Ders kitapları basamıyorlar artık mesela. Onlar AKP yanlısı basımevlerinde basılıyor.

Bu hafta Almanyayla kavgayı kapağa taşımış Leman. Şükrü abi, sen Alman vatandaşıydın, di mi abi?, diye soruyor biri. Evet, diyor Şükrü. Seni dövicez abidiyor ilki, biraz üzgün, ama çaresiz.

Taha Kurt hiç hoşlanmamış son sayıdan. Türkiyeye hakaret olarak görüyor karikatürleri, bunu bir milli mesele olarak görüp bazı çizimleri ona göre yapmamız gerekmektedir, diyor.

Taha Kurt, bir gazi. Darbe teşebbüsü gecesi yaralanmış. Aldığı en değerli hediyeyi gösteriyor. Erdoğan’ın imzasının işlenmiş olduğu bir tükenmez kalem. Bir de madalya almış. Mahallenin abisi, diyor Erdoğan için, hani çocukların topu arabanın altında kalıp patlarsa onlara yeni top alan abilerden. Twitter profilinde Erdoğanla çekilmiş bir fotoğrafı var.

Sadece Boğaz değil İstanbulu ikiye bölen.

Üsküdara geçiyoruz, AKPnin kalelerinden birine. Her yerde ampullü EVET flamaları.

Taha Kurt, Koşturup evet topluyoruz. Ama biraz uğraştırıyor, diyor bir baklavacıdan kutularla baklava alırken. AKPnin bu genç üyesi her akşam yollarda.

AKPlilerin buluşmasındayız. Avrupadan gelen, Sultanahmete, müzelere serbestçe girip çıkan Avrupalıların, insanların arasında elini kolunu sallayarak gezmesi büyük bir risk, diyor genç bir adam. Avrupada camileri yakıp yıkıyorlar, diyor bir başkası. Bilgiler, yandaş medyadan. Ertesi gün afişe çıkıyor Taha Kurt. Sabah yine işe gidecek. Haftalardır her gece çalışıyorlar.

İpek yine kendi semtinde. Leman’ı bayide görünce seviniyor artık. Birçok bayi korkuyor muhalif yayınları satmaya.

Evlilik yaşının düşürülmesine karşı çıkış ise, İpek ve Tahanın tek ortak yönü. Bir erkek olarak ben de buna karşıyım, diyor Taha, kızkardeşinin okumasını istiyor.

ARTE buluşturmak istiyor ikisini, Taha kabul ediyor, İpek reddediyor. Güvenmiyor AKPlilere, korkuyor.

İstiklaldeyiz. Binlerce kadın sokakta. Hayır diyoruz, kazanacağız, diyor artenin konuştuğu kadınlar.

Boğaz’ın iki yakasında gerilim giderek artıyor. Referandum yaklaşıyor.

Üsküdarda Taha Kurt cuma namazında. Herkesin, barış içinde birarada yaşanabileceğini kavraması gerektiğini düşünüyor. Ama AKPnin kurallarına göre, yani Erdoğan’ın başkanlığında.

Şimdi Türkiye halkı karar verecek. Demokrasinin kaderi onların elinde.

2017-04-13T19:06:48+00:00