Bir Retweet’ten konserim iptal oldu / Selen Gülün

Piyano sanatçısı ve besteci Selen Gülün’ün Japonya’da vereceği konser, retweet’lediği bir yazı nedeniyle iptal edildi. Konseri, 10 yıl önce Türk kültür ve sanatını dünyaya tanıtma amacıyla kurulan Yunus Emre Enstitüsü organize etmişti. Ancak sanatçının tweet mesajı okununca Enstitü, desteğini geri çekti. 

Gülün, bu haberi 6 Nisan günü Twitter hesabından,“Ankara merkezde tweetlerimi okuyup benim nasıl bir sanatçı olduğuma karar verip devlet desteğini verip vermeyeceğine karar veren arkadaş, selam.” sözleri ile duyurdu. Selen Gülün, konserin iptal edilmesinin nedenini ve yaşananları Özgürüz’e anlattı.

Özgürüz: Olayı, Twitter’daki açıklamanızdan öğrendik. Ne oldu, neden yaşandı bu durum?

Selen Gülün: 5 Nisan akşamı konser vermek üzere Sydney’e gitmiştim. Yunus Emre Enstitüsü çalışanlarından Sedat Gök menajerime bir e-posta yazmış. Mesajda benim sosyal medyada devlet büyüklerine terörist benzetmesi içeren bir  paylaşımda bulunduğum iddia edilmiş. Bu yüzden de konserin iptal edilebileceği bilgisini vermiş.

Özgürüz: Ne vardı bu paylaşımda?

Selen Gülün: Ümit Kıvanç’ın Duvar gazetesinde yayınlanan ve beni çok duygulandıran “Olay Diyarbakır’da geçmektedir…” yazısını Twitter’dan retweet etmiştim. Bu yazıda cumhurbaşkanımıza terörist benzetmesinin geçtiği ve benim de yazıyı retweet ederek kendisine hakarette bulunmuş olabileceğim gibi, akıl almaz bir suçlama ile karşı karşıya kaldım. Bu arada yazıyı okursanız, böyle bir benzetmenin lafının bile edilmediğini kendiniz de görürsünüz.

Özgürüz: Yunus Emre Enstitüsü’nün destek verdiği sanatçıların sosyal medya paylaşımlarını inceliyor olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Selen Gülün: Anlatılana göre, bir kültür kurumu olduğunu varsaydığımız Yunus Emre’nin Ankara merkezinden bir yetkili, “Biz kime destek oluyoruz” diyerek sosyal medya hesaplarımı incelemiş, daha sonra da bu yazıyla karşılaşmış. Durumun gerçeküstü olması bir yana, madem bu kadar çekiniyorlar sanatçılardan, aylar öncesinden neden böyle bir inceleme yapmamışlar, onu da bilemiyorum tabii.

Özgürüz: Böyle bir haberle karşılaşınca tepkiniz ne oldu?

Selen Gülün: Kurum yetkililerini aradım. Başka birisinin yazısını paylaşmanın benim ağzıma tıkılmış bir söz olamayacağını, kararın politik olması sebebiyle ifade özgürlüğünü bu denli kısıtlayıcı bir davranışta bulunmanın yanlışlığını söyledim. Fakat kendileri kurumun böyle bir risk almak istemediğini açıkça dile getirdi. Ardından, merkezden destek gelmediği sürece de bu konserin yapılamayacağına dair bir e-posta geldi.

Özgürüz: Sanatçılardan destek gördünüz mü?

Selen Gülün: Şu an müzisyenlere tek tek ulaşarak derdimi anlatmaya ve konser için yeniden güvenlerini kazanıp desteklerini almaya çalışıyorum. Amaç, ‘Türkiye’nin çağdaş yüzünü Japonya’ya göstermek’ idiyse, şu anda olanı nasıl açıklayabileceğimizi varsın onlar düşünsün… Müzik bizi nasılsa birleştirmeye devam edecek. En başından kuruma bu projeyi Tokyo’da muhakkak gerçekleştirmek istediğimi söylemiştim. Kendileri sponsor olmak istediler ve ardından böylesine gülünç bir politik kararla onurumu kırmaya teşebbüs ettiler. Beni söz verdiğim insanlara karşı zor durumda bıraktılar.

Özgürüz: Sponsor olmak isteyen de, desteği geri çeken de onlar, öyle mi?

Selen Gülün: Evet. En başından şöyle anlatayım: Dışişleri Bakanlığı temsilcilikleri ile bugüne kadar hiç bir problem yaşamamıştım. Tokyo’ya yerleşmeden önce, bir ziyaretimde çaldığım kulüp konserlerimden birini dinlemeye Tokyo Yunus Emre Enstitüsü başkanı Hüseyin Tuna geldi. Birlikte bir şeyler yapabilir miyiz konusunu konuşmak üzere toplantıya çağrıldım. Devlet kurumlarıyla iş yapmak fikrine mesafeli durmakla birlikte, kendisinin konserime ziyaretini karşılıksız bırakmak istemedim. Toplantıya menajerim Engin Yenidünya ile katıldım. Şunu da açıkça belirtmek isterim: O toplantıda kimin kim olduğu, kişisel duruşu ve politik görüşü alenen ortadaydı. Benim nasıl bir insan olduğum, nerede durduğum ve tercihlerim, bu ve bundan sonra dört veya beş kez daha yüz yüze yapılmış görüşmeler sebebiyle kimseye sürpriz olmuş olamaz.

Özgürüz: Yani siyasi duruşunuzu bilerek destek verdiler?

Selen Gülün: Evet. Üstelik ben, 2017’nin başında, bir süredir Türkiye’de çaldığımız mekanların kapanması, festivallerin yok olması ile daralan müzik piyasasından da bunaldığım için, kendimi müzisyen olarak ifade etmekte kolaylık yaşadığım Tokyo’ya yerleşmiştim. Yaptığımız toplantıda “birlikte ne yapabiliriz?” sorusuna cevaben, çalıştığım tüm projelerden bahsettim. Dokuz kişilik ekibimiz “Blue Band” ile ilgilendiklerini söylediler ve acil bir bütçe hazırlayıp, merkezin onayına sunmak istedikleri için programa almak istediler. Gerekçe olarak da defalarca vurgulayarak, ‘Japonya’da Türkiye’nin çağdaş yüzü’nü göstermeyi amaçladıklarını söylediler. Bütçe kendilerine iletildi. Ardından da bize merkezden onay geldiği söylendi ve konser için gün kararlaştırıldı. Şubat 2017 gibi yeniden görüşmeler başladı ve konser günü olarak bana verilen tarih alternatiflerinden, Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız olan 19 Mayıs’ı seçtim.

Özgürüz: Peki bundan sonra ne olacak?

Selen Gülün: Ben bu konseri her şeye rağmen 19 Mayıs’ta kişisel çabalarımla gerçekleştireceğim.Yeni konser mekanı ile anlaşıldı. Gerekli mercilere ulaşıp konseri duyuracağız.  Projede yer alan müzisyenler de olanlara tepkili. Geri adım atmak istemiyoruz. internet üzerinden bilet satışları başladı. Konser biletleri şu an itibariyle hala internette satışta gözüküyor.

© ozguruz.org Türkçe

Tarih 12.04.2017

Selen Gülün

ÖZGÜRÜZ’e konuştu

2017-04-12T12:28:17+00:00