Olay Yeri

90’lardan beri çarşılarda pazarlarda bomba patlayan, onlarca sivilin parçalandığı haber bülteni görüntüleri hep Doğu’dan gelirdi.
Allahtan biz Batı’daydık.

Ailemizle yediğimiz akşam yemeklerinde televizyondan gelen görüntülere içimiz burkulur, insanlar hala oralarda nasıl yaşayabiliyor diye şaşırırdık.
Biz Batılı gazeteciler üç beş gün olay mahalline gider ülkemize döndüğümüzde tüm yakınlarımızla bir tur telefon trafiği yapardık.

“Sağ salim geldim, merak etmeyin”

Sonra ne olduysa insanlık tarihinin kadim hareketi olan doğudan batıya göç hızlandı.

İnsanlar gerçekten “oralarda” yaşayamamaya başladılar.

Doğu’nun Batı’sı Türkiye’nin gazetecileri bizler artık haber seyahatlerine çıkmaz olduk. Çünkü Batı’nın Doğusuyduk artık ve aynı bombalar bizim şehirlerimizde de patlamaya başlamıştı.

Daha fazla demokrasi, daha fazla insan hakkı, daha fazla şeffaflık ve daha fazla ifade özgürlüğü ile kötülüğün ve cinayetin üstesinden gelebileceğimizi düşündük.
Ve hemen davrandık.

Oysa kötülük ve cinayet hızla devletin resmi ideolojisine dönüştü.

Durduramadık.

Özgür gazeteciler için can güvenliği ve tutsaklık tehdidi öylesine arttı ki Batı’ya doğru yürüyen kalabalıkların arasına karışarak yollara döküldük.
Bu yazıyı geldiğim ülkeye göre Batı’da olan Berlin’den yazıyorum.

Kente ilk geldiğimde bir taksicinin bana gösterdiği yer, Noel kutlamalarına TIR ile dalan bir Doğulu’nun insan katlettiği festival alanıydı.

Burada da sokaklarda dolaşan, benim kentimdeki gibi alıştıra alıştıra güçlenen katilin eşkalini tanıyorum.

Peki burası nerenin Doğusu o vakit?

Daha fazla demokrasi, daha fazla insan hakkı, daha fazla şeffaflık ve daha fazla ifade özgürlüğü gerçekten kötülüğe karşı direnebileceğimiz son kalemiz mi?

Başka türlüsünü bilmiyorum.

Şimdilerde yeniden yazmak, yeniden konuşmak, yeniden güçlenmek için heves ediyoruz.

Bunu sizlerle beraber yapacağız.

Alıştıra alıştıra gelen kötülüğe alışmayacağız…

Hayko Bağdat

#ÖZGÜRÜZ Yayın Koordinatörü

2017-01-27T05:13:58+00:00