İnce gazetecilerin sorularını yanıtladı: “Korktuklarını biliyorum, seçimden kaçış yok”

Muharrem İnce, Kırşehir mitingi sonrası seçim otobüsünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

CHP’nin cumhrubaşkanı adayı Muharrem İnce, Düzce’deki mitingi tamamlanmasının ardından Bolu’ya doğru yola çıktı. Otobüste, gazetecilerin sorularını yanıtlayan İnce, Erdoğan’ın FETÖ ile görüşmesi ile ilgili olarak  “Görüştüğünü doğrulayan başka belgeler, kaynaklar, kişiler… Görüştüğü kesin. Kendisi de biliyor zaten.” dedi.

– Erdoğan sizin için diyor ki, emekçiye, öğrenciye, çiftçiye vereceğim diyor ama nereden verecek?

Suriyelilere nereden verdiyse oradan vereceğim diyorum. Saraya nereden bulduysa oradan vereceğim, 300 araçla gezerken, 3 bin korumayla gezerken nereden bulduysa oradan vereceğim diyorum. Gelirle gider arasında fark varsa gider fazlaysa bunun üç tane yolu var. Ya para basacaksın ya borç alacaksın ya gideri kısacaksın. Ben de diyorum ki vatandaştan kısmayacağım, devletten kısacağım. Yani Tayyip Erdoğan’ın bir uçağı 410 milyon, Kırşehir Şeker Fabrikası 330 milyonsa ben o 410 milyonu uçağı satacağım, kullanmayacağım. Niye kullanayım ki! Savurganlıkta ve akılsızlıkta yani demokrasi olmadan ekonominin düzelmesi mümkün değil. önce demokrasi sonra ekonomi. Sen Türk yatırımcıyı bile kaçırtıyorsun, gidiyor adam. Türkiye’ye para girişi serbest, para çıkarsa ceza kesmeyi düşündüler bir yüzde 40. Sonra vazgeçtiler. Polisiye tedbirle ekonomi düzelir mi? Ekonomi özgürlüklerle düzelir, demokrasiyle düzelir. Çin’in de ekonomisi güçlü ama dünyada saygınlığı yok, niye? Çünkü demokrasi yok.

– Cumhurbaşkanının uçağının olması yanlış mı?

Beş tane olmasın canım! Olsun bir tane uçak.

– İYİ’nin cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, “İnce ikinci tura kalırsa Erdoğan karşısında kaybeder, ben kalırsam kazanırım” diyor. Akşener’in bu yorumuna ne diyeceksiniz?

Hiçbir şekilde muhalefetteki hiçbir adayla polemiğe girmem, hiçbir şekilde cevap vermem çünkü ben cumhurbaşkanı olmak istiyorum onun için muhalefetteki arkadaşlarıma başarılar diliyorum, yorum yok başka.

Seçimin iptal edileceğine dair söylentiler var. Yorumunuz ne olacak?

Duyuyorum. Tedirgin olduklarını, korktuklarını, dizlerinin bağının çözüldüğünü biliyorum. Bundan kaçış yok. Mindere gelecek, er ya da geç. Umarım böyle şeylere tevessül etmezler.

– Mustafa Şentop CHP’nin AYM’ye iptali için başvurduğu o maddelerin seçimin iptaline neden olmayacağını söylemiş.

Sevinirim. Ben toplumda bir değişim talebinin olduğunu görüyorum. Gerçekleşecek bu. Biraz sabır. Biraz fazla çalışacağız. İnce eleyip sık dokuyacağız. Devlet yönetimi zaten incelik ister(gülümsüyor).

– Ne kadarlık bir geçiş süreci öngörüyorsunuz?

2 yıl. İki yılda hiçbir öğrenci tarikat yurtlarına muhtaç olmayacak. İki yılda ne adalet bakanı ne müsteşar Hakimler Savcılar Kurulunda olmayacak. Mahkemeler bağımsız olacak. Hiçbir yargıç cumhurbaşkanının önünde düğme aramayacak cüppesinde. Kamu görevlileri, herkes rahat olsun. Sakın tedirgin olmasınlar. Ben bir eski devlet memuru olarak hiç kimsenin tedirgin olmasını istemiyorum. Rahat olsunlar. İş adamları… Kuralları olan bir Türkiye olacak. AK Parti ile iş yapmışlar. Yapabilirler. Bizimle de yaparlar, sorun değil ama bürokrasiden rüşvet talebinde bulunulmayacak. Kurallar üç ayda bir değiştirilmeyecek. Kamu İhale Kanunu kişilere göre ayarlanmayacak. Hak ediyorlarsa alacaklar. Kamuda da alınmayacak, bürokratlar da rüşvet almayacak.

– Cumhurbaşkanı Erdoğan son günlerde kendisinin de Menderes gibi asılmak istendiğini söylüyor. Neye dayandırıyor bunu?

Bir, idam kalktı. İki, korkmasına gerek yok, ben varım. Yanında dururuz. Türkiye var, millet var. Bu duygu sömürüsünden başka bir şey değil. Menderes’le kendini özdeşleştiremez o, o olsa olsa Mercedes ile özdeşleştirir. Menderes oğluna tavsiyede bulunuyor, benim itibarımı satarsın, ticaret yapma diyor. Bence Menderes’in örnek alınacak yeri budur. İdamından oy devşirmeye çalışacağına tavsiyelerini kendine esas alsın. Ayrıca böyle bir durum yok Türkiye’de. Erdoğan’ı kim asmak istiyor, onu bir söylesin. Ben değilim bu kişi. Onun yerine geçmeye en yakın kişi benim. Benim böyle bir talebim yok. Erdoğan için de yok başkaları için de yok. Kimin böyle bir talebi var. Karşı dururuz. Yanında dururuz. Ucuz numaralar bunlar.

– Bahçeli iması mı yapıyorsunuz?

İdamın kalktığını en iyi Bahçeli bilir. Bahçeli’ye sorsun.

– Ama Bahçeli idamı isteyen bir siyasetçi…

Bahçeli ile de polemiğe girmek gereksiz.

– Kavga etmek istemediğinizi söylemiştiniz ama ortam epey gerildi…

Kavga etmek istemiyorum. Ben gelecek anlatmak istiyorum ama bazı şeylere de kayıtsız kalamam. Onlara da cevap vermem lazım. İşte bugün Fethullah Gülen ile görüştüğünü arkadaşının kitabından okudum. Daha başkaları da var. Onları da zamanı gelince söyleyeceğim. Beni arayan, beraber görüştük diyen kişi yanındaki bir numaralı kişi. O döneme bakın, yanında kim varsa o kişi. Ben gazeteci olsam çözerdim.

– O kişi Abdullah Gül mü?

Bilemem.

– Bu seçim biraz ekonomi ağırlıklı gidecek. Her sorunu cumhurbaşkanının tek başına çözemeyeceğini yaşayarak da görüyoruz. Önümüzde 25 gün kaldı. Bu çerçevede bu sorunları tek başınıza çözemeyeceğinize, bir kadro ihtiyacı olduğuna göre kürsülere bu insanları da çıkarmayı düşünüyor musunuz ve kim bunlar?

Merak ettiğinizi biliyorum, haklı olarak, çok doğru bir şekilde. Akşama bir televizyon programına gideceğim. Buradan Kırıkkale mitingimizi yapıp İstanbul’a gideceğim. Benim ekonomi ekibimden üç kişi, İstanbul’da buluşacağım. Bu arkadaşlarımla sürekli çalışıyorum. Mesela Konya’ya gidiyorum. Konya mitinginden sonra orada kalacaksam Konya’ya geliyorlar, orada çalışıyoruz. Bu akşam İstanbul’a gelecekler mesela. Perde arkasında duruyorlar. Parti bünyesinden arkadaşlar değil bunlar, onu da söyleyeyim. Bazıları devlet memuru. Bazıları şu anda görevde, onlara zarar vermek istemiyorum ama onların birimlerinden yararlanacağız. Hatta bir üst göreve, daha üst göreve gelecekler. Ekonomi alanında en yetkin isimlerle çalışıyorum. Açıklayıp açıklamamaya önümüzdeki günlerde bakacağım.

– Erdoğan’ın Fethullah Gülen’le görüştüğüne dair başka belgelerin de olduğunu söylediniz az önce. Onları da açıklayacağım dediniz. Başka isimler mi var, yazılı kaynakları mı kastettiniz?

Görüştüğünü doğrulayan başka belgeler, kaynaklar, kişiler…Görüştüğü kesin. Kendisi de biliyor zaten.

– Cemaatle AKP’nin bağına dair birçok belge var. Böyle bir konuyu neden gündeme getirdiniz?

İki de bir de CHP ile FETÖ’yü yan yana getiriyor ya, yapıyor bunu. Yapacak da. Yine yapacağını bildiğim için icazet aldığını söyledim yani başlarken onunla başladı. Sen kimsin de bana bunu söylüyorsun. Ben Fethullah Gülen’i hayatımda görmedim.

– İcazet almasını önemsiyorsunuz öyle mi?

Önemli olan o. Ben hiç görmedim mesela. Nasıl, nedir bilimyorum. Sadece gazetelerden gördüm. Bir de ilginç bir durum var. Belediye başkanı iken iki üç kez görüştüm diyor. İlginç olan şu. Hayatınızda iki üç kez görüştüğünüz birisini özler misiniz? “Bitsin bu sıla hasreti…” Ben hayatımda üç kere gördüğüm birini özlemem. Özlemişsem daha çok kere görmem lazım. Orada bir çelişki var, mantık hatası var. Ya özlediği yalan ya üç kere görüştüğü yalan.

– Bir de ihanet kelimesi var…

Erbakan siyonizme işbirliği yapmakla suçluyor onu. Ben Kemal Bey’i eleştirdim, lafımın arkasındayım. Ben Kemal Bey’e hırsız demedim, ülkeyi soyuyor demedim. Ben, daha iyi yönetirim iddiasında bulundum. Doğal olarak siyasette bir makama talip olurken o kişiden daha iyi yapacağınızı söyleyeceksiniz. Şöyle mi deseydim, Kemal Bey benden güzel yapar ama ben genel başkan olmak istiyorum mu deseydim? Ne diyecektim? Hiçbir zaman onun yeteneğine, birikimine, namusuna, dürüstlüğüne söz etmedim ki! Tamam eleştirdim, lafımın da arkasındayım. Peki sen neden arkasında durmuyorsun söylediğin lafların. Senin genel başkanın da seni Siyonizm ile işbirliği yapmakla suçluyor. Ben de konuşuyorum sanki bunların hepsini yazabilecekmişsiniz gibi(gülüyor).

– Tartışma Cumhurbaşkanı’nın ‘Ben ekonomistim’ demesiyle sonuçlandı.

Ben diplomayı görmeden inanmam. Milletten diploma istiyor. Bana diyor, büyük ustalık diploması verin. Diploma üniversiteden istenir. Bak ben Balıkesir’e gittim geçen gün. Benim okuduğum okul önceden Uludağ Üniversitesi’ne bağlıydı, şimdi Balıkesir Üniversitesi’ne bağlı. Türkiye’nin en köklü eğitim kurumu. 1910 yılında açılmış, gelenekleri olan bir okul. Siyasal Bilgiler Fakültesi, Galatasaray neyse öğretmenlik anlamında da Necatibey öyledir. Okula başlarsın altı ay sonra herkes birbirine hocam diye hitap eder. Köy Enstitüsü ruhu vardır. Ben gittim, bir saat önce telefon açtım, benim diplomamı, transkriptimi ayarlayın verin diye. Bir saatte verdiler. Erdoğan 2016’da söyledi rektöre, çıkar şu diplomayı dedi, hâlâ gelmedi. Transkripti daha fazla önemsiyorum. Kaç dönem okumuş, onu bir görelim. A Haber “4 yıllık üniversiteyi 8 dönemde bitirdi” demiş benim için. Vay şu geri zekâlıya bak!

– Cumhurbaşkanının 16 yıllık tecrübesi var, ustalığının nesine itiraz ediyorsunuz?

Bir ilk başlarkenki noktada değil. Halktan uzak, tüketim meraklısı. Geleceği okuyamıyor. Mesela kendisini ziyaret ettiğimde sohbetimizden çok hoşlandığını düşünüyorum çünkü normal insanlarla sohbet etmeyi, ona hayır diyen insanlarla sohbet etmeyi unutmuş. Yanında, ‘Efendim, ne güzel de öksürüyorsunuz’ diyen insanlar var.

– Bu söyledikleriniz icraata yönelik değil. Barajlar yaptı, yollar yaptı…

En kolayı onlar. Köprü, baraj yapmak en kolayıdır.

– Size yapamaz diyor.

Daha iş başına gelmedim ki! Ben gönül köprüleri yapıyorum diyorum ya.

– Reytinglere bakılırsa size ilgi çok fazla. Erdoğan’ı 16 yıldır dinlemekten bıktı mı izleyici yoksa size özel bir ilgi mi var?

Ben çok doğal bir adamımdır. Ahmet Hakan’ı aradım geçenlerde. Eşimle birlikte alışverişin bir müsamere olduğunu söylemiş. Vallahi değil billahi değil dedim. En çok yaptığım ve çok sevdiğim şeydir. Canım sıkkın olduğu zaman bir markete gider, meyve sebze reyonundan alışveriş yaparım. En sevdiğim şeydir. Beni müthiş dinlendirir. Çok hoşuma gider. Bilmez bunu. Köylü çocuğu değilseniz hiçbirinizin bildiğini sanmıyorum, bakın şu tarlalara. Geçen gün Osmaniye’de gördüm, adamın biri saman balyalıyordu. O traktörün içinin toz duman olduğunu biliyorum. Ben bilerek girdim. Arkadaşlar dediler ki, ya toz içinde kaldın. Çünkü onlar bilmeden girdiler. Şu gördüklerinizin hepsini yaptım. Ekini, tarlası, patozu…

– Tarla sürdünüz mü?

Sürdüm. Onun için anlayabiliyorum. Gayet doğal davranıyorum.

– Kaç miting yaptınız bu güne kadar?

49.

– Ne görüyorsunuz meydanlarla? Özellikle CHP’nin önceki mitingleriyle karşılaştırırsanız nasıl görüyorsunuz meydanları?

Herhalde bir Fransız basınıydı, en güzel yorum onunkiydi. Muhafazakâr ailenin ezber bozan solcu çocuğu diyor. Ezberi bozduğumu düşünüyorum. Medyanın görmediği bir şeyi söyleyeyim dün. 1986’da ilk tayinim Artvin Borçka İmam Hatip Lisesi’ne çıkmıştı. Dün o okula gittim. O zaman öğrencilerimden birisi İmam Hatip’te şimdi müdür yardımcısı o okulda. Orada bir şey söyledim; nasıl ki bir baba evlatları arasında ayrım yapmazsa bir cumhurbaşkanı da okullar arasında öyle ayrım yapmamalı. Hepsi bizim evladımız. Belki de benim cumhurbaşkanlığımda milletin rahat nefes alması şöyle olacak, ayrımcılığın olmadığı bir Türkiye’de, Kürdün aidiyet duygusu yükselecek, Alevinin aidiyet duygusu yükselecek, Romanın aidiyet duygusu yükselecek, başörtülünün aidiyet duygusu yükselecek. Marjinal diye ötekileştirdiği insanların aidiyet duygusu yükselecek.

TÜSİAD’a gideceğim şimdi. Pazar günü olabilir. Fark etmez benim için. Bunu gerçekten inanarak yapıyorum. Ülkemizin buna ihtiyacı var. Bunu oy için de yapmıyorum. Gerçekten böyle bir ortama ihtiyacım var.

– Bir hanımefendi az önce kendisinin HDP’li olduğunu ama CHP’ye, size oy vereceğini söyledi. Sizde de böyle bir tespit var mı?

Size gördüklerimi söyleyeyim. Bana önce Bozkurt işareti yapıyor sonra oyum senin, beraberiz diyor. Bana zafer işareti yapıyor, oyum senin diyor. HDP’linin, ülkücünün, cumhurbaşkanlığı seçiminde sana oy vereceğim dediğini görüyorum ben. Aliağa’da ilginç bir olay yaşadık. Mütedeyyin birisi geldi. Yaklaştı bana şunu dedi, senin namuslu ve adaletli bir adam olduğuna inanıyorum. Ben seçime, sandığa inanmıyorum ama senin adaletli bir adam olacağına inanıyorum dedi. Etkileyen olaylardan birisidir bu. Askeri birliklerde yazar ya, önce vatan diye. Doğru değil bu. Önce adalet! Adalet yoksa vatan yoktur, orası sıradan bir toprak parçasıdır. Adaleti tesis edeceğiz. Cumhurbaşkanı yargının karşısına geçecek arkadaş. Ne var ki bunda! Trump’a mahkeme hayır demedi mi? Bana da hayır diyebilsin mahkeme. Denetlenmeyen bir fani olamaz. Güç adamı bozar. Hem milletin iyiliği için hem kendi iyiliğim için bunu yapmalıyım. Yargıyı bağımsız hale getireceğiz. Ülkeyi yöneten yargıdan çekinecek. Hesap vermeyi düşünecek. Bunu düşünmediği taktirde o adamı durdurmak mümkün değildir. Kendini frenleyebilmesi lazım. Mahkeme demesi lazım.

 – CHP’nin de AYM’ye götürdüğü özellikle sandıkların taşınması meselesi özellikle seçmenin sandığa güvenini sarstı. Nasıl taşınacak bu seçmen deniyor?

Bunlar doğru değil. Başından beri söylüyoruz. Valiler ben güvenliği sağlayamam diyor. Bunlar doğru değil. Devlete bakın yani. Bir taraftan Sivas’ın ötesine geçemezsiniz siz diye suçluyordun. Şimdi sen devlet olarak Sivas’ın ötesinde bunu sağlayamıyordun.

– Seçmende benim oyuma kim, nasıl sahip çıkacak korkusu var. Nasıl verilecek bu güvence seçmene?

Seçmende bu korku ne yazık ki son yıllarda yerleşti, buna katılıyorum ama bunu kırmamız lazım. Seçmen daha ziyade oy kullanılan yerlere değil de YSK’ya da güvenmiyor. YSK kısmını çözeceğiz. Ondan yana kuşku yok. Avukatlar hazır. Avukatlar cüppesiyle fotoğraf çektirip Whatsapp’tan bana gönderiyorlar. Sahip çıkacağız. Biz sahip çıkacağız, İYİ Parti, HDP, SP, DP sahip çıkacak. El birliğiyle partide de bu işlere çalışıyorlar. Ben uzağım tabii o işlere şu an.

– Seçim sonuçlarına dair öngörünüz nedir?HDP’nin baraj altında kalabileceği konuşuluyor. Sizin böyle bir kaygınız var mı?

Hayır yok. HDP barajı geçiyor. Ben ilk turda Erdoğan’la oylarımızın yakın olacağını düşünüyorum. Sonuç alınır mı bilmiyorum ama oylarımızın yakın olacağını düşünüyorum.

– AKP çevrelerinde son günlerde ısrarla ilk turda Erdoğan’ın yüzde 52 ile seçimi alacağı iddiasını neye dayandırıyorlar?

İlk turda öyle bir şey yok, mümkün değil. Benim de elimde anketler var. İkinci turda yüzde 52 ile ben alıyorum.

– Videolarınıza Erdoğan’dan nasıl tepki gelecek sizce?

Karşılıklı film seyrettireceğiz ne güzel.

Haber: Eren Güven

© https://ozguruz.collateral-freedom.org
30.05.2018

2018-06-01T12:59:03+00:00