Melih Yalçın: “Vatandaş ormanlarını devletten korumaya çalışıyor”

TMMOB şube sekreteri Melih Yalçın yeni imar yasasının İzmir kent kimliğine olan zararlarını #Özgürüz’e anlattı.

Yeni imar yasası ile birlikte gündeme gelen imar affı düzenlemeleri, çevre örgütleri ve odalar tarafından tepkiyle karşılandı. Konuyla ilgili olarak #Özgürüz’e konuşan TMMOB Şube Sekreteri Melih Yalçın, yasayla ilgili olarak “Seçim dönemlerinde genellikle imar affı denilerek yasa düzenlemeleri yapılıyor. Bu dönem imar affı ya da barışı altında yapılan bu düzenleme daha öncekilerden biraz farklı. Türkiye’de imar affı devlet tarafından yapılıyor; devlet yasaları çıkarıyor ve bunların her türlü denetimini, yasal prosedürünü yerine getiriyor. Vatandaş olarak bir yere bina yapmanız gerektiğinde bunun bütün mevzuatı hali hazırda vardır. Gerek ilgili belediyelerden gerekse bakanlıklardan bunun her türlü denetimi yapılır ve sonuçta size bir yapı oturma ruhsatı verilir. Bunun karşılığında da elektriğiniz suyunuz verilir ve oturmaya başlarsınız. Türkiye’de bu çok suiistimal edilen bir iştir. Hem siyaseten suiistimal edilir hem de ekonomik olarak çok suiistimal edilir. Her türlü kağıt mevzuat üzerinde çok net görülse de bunu bir insan denetler. Kağıdı olup olmadığını kontrol eder ve ona göre rapor verir. Ama bu denetleyen ekip genellikle siyasetin bir elemanı olduğu için ve son sözü söyleyenler de siyasetçiler olduğu için gerek belediyeler, gerekse bakanlıklar ve il müdürlükleri bazen kağıda uymayan işlere de olurlar verilir. Bu çok denetimli olduğu bir süreç değildir. Çok net bir şekilde burada açıklamak gereklidir.” ifadelerini kullandı.

“Vatandaş ormanlarını devletten korumaya çalışıyor”

İmar affıyla birlikte ormanlarda ve kıyı bölgelerinde meydana gelen tahribata dikkat çeken Yalçın, “Yakın zamanda bakanlığında imar affı vermesiyle birlikte bu kontrol yavaş yavaş gevşemeye başladı. Ne yazık ki belediyeler de buna ayak uydurmaya çalışmaktadır. Kağıda uymayan yapılar dışında devlet eliyle bir çok alan paraya dönüştürülmeye çalışılıyor. Kentlerde çeşitli rant alanları yaratılmaya çalışıyor. Yaşam alanları dediğimiz zeytinlikler, kıyılar, ormanlar hepsi paraya dönüştürülmeye çalışıyor. Şunu çok net söyleyebiliriz Türkiye’de hiçbir dönemde devlet eliyle yaşam alanlarının, kentlerinin peşkeş çekildiği, yağmalandığı, para çevrilmeye çalışıldığı bir dönem yoktur. Biz eskiden orman yasasının Türkiye’nin en katı yasalarından biri olduğunu söylerdik. Eskiden devlet kıyılarını, sit alanlarını, ormanlarını vatandaştan korumaya çalışırdı. Ama şimdi vatandaş ormanlarını ve kıyılarını devletten korumaya çalışıyor.” dedi.

Haber: Sedat Sur

© https://ozguruz.collateral-freedom.org
15.05.2018

2018-05-15T16:04:23+00:00