Sezgin Tanrıkulu: “Yargıya yargı demek mümkün değil”

CHP’nin Diyarbakır’da düzenlediği OHAL değil demokrasi istiyoruz eylemine katılan Sezgin Tanrıkulu, #Özgürüz’e açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm yurtta eş zamanlı olarak OHAL’e karşı düzenlediği ‘OHAL değil demokrasi istiyoruz’ eylemi Diyarbakır’da da gerçekleşti. Eyleme birçok sivil toplum temsilcisinin yanı sıra HDP’liler de destek verdi. Eyleme katılan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, #Özgürüz’e açıklamalarda bulundu.

Eylemin OHAL’siz bir demokrasinin önüne açacağını söyleyen Tanrıkulu, eylemdeki birlikteliğin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini belirtti. Eylemin Diyarbakır’da bulunan Dağkapı Meydanı’nda yapılmasının önemine vurgu yapan Tanrıkulu, şunları söyledi:

“Bu eylem yakın zamanda eş zamanlı olarak tüm illerde yapılan tek eylem. Neredeyse 81 ilde milletvekillerimiz ve parti meclisi üyelerimiz görevlendirildi. Diyarbakır’da Dağ Kapı meydanı çok tarihi bir meydan. Büyük toplantılara, gösterilere, ölümlere tanıklık etmiş bir meydan aynı zamanda. Eylemin bu meydanda yapılıyor olması hem Türkiye hem de Diyarbakır açısından bir psikolojik eşiğin aşılması anlamına geliyor. Bir baskı rejimine karşı meydanlarda başlayan bu birlikteliğin önümüzdeki süreçte devam edeceğini ve OHAL’siz demokrasiyle buluşmanın önünü açacağını düşünüyorum.”

“Siyaset bizi bir araya getiriyor”

Yaklaşan 2019 seçimlerindeki ittifak tartışmalarına da değinen Tanrıkulu, konu ile ilgili şunları söyledi:

“Tabanda, zeminde bir arada olmanın yolu çok önemlidir. Hayat ve siyaset bizi bir araya gelmeye zorluyor ve o zorluğu da beraber aşmak zorundayız. Önümüzde yerel seçimler için bir yıllık bir süre var. Zeminde buluğumuz bu demokrasi ortaklığının mutlaka ve mutlaka sandıkta da bir vesileyle gerçekleşeceğine inanıyorum.”

“Müebbet hapis cezası olup da dışarıda olan kim var?”

28 Şubat Davası’nda çıkan kararı değerlendiren Tanrıkulu, bu karar nezdinde hukuksal anlamda yaşanan hak kayıplarından bahsetti. Hasta tutuklular, tutuklu milletvekilleri ve çocuklarıyla hapiste olan annelerin durumuna değinen Tanrıkulu şunları söyledi:

“28 Şubat Davası’nın yargılama koşulları hakkında bir şey diyecek değilim ama mutlaka adil ve dürüst bir şekilde yargılama olması gerekir. Müebbet hapis cezası alıp da dışarıda olan kaç kişi var? Henüz daha haklarında dava açılmamış insanlar tutuklular. Örneğin Selahattin Demirtaş için bir hüküm yok ama tutuklu ve kural olarak masumdur. Enis Berberoğlu 5 yıl ceza aldı. Dosyası henüz kesinleşmedi. 5 yıl ceza veren hakim 8-9 ay tutuklu kalmasına rağmen tahliye etmedi. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin daha yeni eğitim hakları ellerinden alındı ve şu anda hapisteler. Sise teyze 78 yaşında ve hasta olmasına rağmen tahliye edilmiyor. Cezaevlerinde 700’e yakın çocuğuyla birlikte kalan kadın var. Önümüzdeki Perşembe günü barış ve çocukların ölmesini istemediği için Ayşe öğretmen hapishaneye girecek. Aynı zamandan 1000’den fazla hasta tutuklu var. Bu çok korkunç bir rakam çünkü cezaevlerinde kalan insanların hayatı ve sağlığı sonuçta hükümete ve devlete teslimdir. Kimse kusura bakmasın bu yargıya da yargı demek bu koşullarda mümkün değil.”

Haber: Mehmet Erol / Diyarbakır
© https://ozguruz.collateral-freedom.org
16.04.2018

2018-04-16T23:51:51+00:00