Demirtaş’ın “reddi hakim” talebi reddedildi

Selahattin Demirtaş: “Milletvekilinin söz söyleme, siyaset yapma hakkı 83/1 ile güvence altına alınmıştır. Dokunulmazlıklar 300 yıl önce krala ve padişaha karşı çıktı.”

 

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in, 17 Mart 2013’te İstanbul Zeytinburnu’nda yapılan Newroz kutlamaları sırasında yaptıkları konuşma sebebiyle yargılandıkları davanın duruşması bugün görülüyor. Silivri’deki Alibey duruşma salonunda görülen duruşmayı, HDP’li Mithat Sancar, Sırrı Süreyya Önder Garo Paylan, Sezai Temelli ve Filiz Kerestecioğlu de izliyor.

 

“Demirtaş’ın fotoğrafını çekti” gerekçesiyle avukata gözaltı

Demirtaş duruşması sürerken avukat Ahmet Baran Çelik’in de telefonuna, “Demirtaş’ın fotoğrafını çekti” gerekçesi ile el konuldu. Çelik, gözaltına alındı.

Çağlayan’daki İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ikinci duruşmasında Demirtaş ve Önder’in avukatları hazır bulundu. SEGBİS ile savunma yapmayı kabul etmeyen Demirtaş, avukatı aracılığıyla duruşmada bizzat bulunmasına dair dilekçe sunmuştu. Savcı mütalaasında Demirtaş’ın duruşma salonunda savunmasının alınması ve eksik hususların giderilmesini istemiş, ara kararını açıklayan mahkeme, sonraki duruşmada Demirtaş’ın hazır edilmesine karar vermişti.

 

“Yargının bunu durdurması lazım”

Demirtaş iddianame okunmadan önce usule ilişkin konuştu. Demirtaş davanın düşürülmesi gerektiğini söyleyerek usule ilişkin şu  açıklamalarda bulundu: “Bu dava diğer davalardan farklı değil.  Bu davanın ayrı görülmesi adil değildir. Anayasanın 83/2 maddesinde  ‘Meclis kararı olmadan dokunulmazlıklar kaldırılamaz, tutuklama yapılamaz’ diyor. Sizin elinizde 6718 sayılı kanun var. Benim elimde Anayasa var. Anayasayı esas almanız lazım. Şu an Anayasaya, yasaya ve Meclis İç Tüzüğü’ne aykırı bir işlem söz konusu. Kişiye özgü kanun yapılmaz. Meclis karar aldığında Resmi Gazete’de yayınlanır, Cumhurbaşkanı onayına sunulmaz. Cumhurbaşkanı Meclis kararına dahil olamaz. Dokunulmazlığımızın kaldırılması Cumhurbaşkanına sunuldu. Dokunulmazlığın özü burada katledildi. Biz dokunulmazlıklarla zırhlı araç siyaseti yapmadık. Burada açıkça kanuna aykırı olarak milletvekillerinin vekilliği düşürüldü, milletvekilleri tutuklandı. Yargının bunu durdurması lazım. Bize açıkça ve aleni bir şekilde ayrımcılık yapılarak, kanun çıkartılarak Anayasa ihlali yapıldı. ‘Dokunulmazlığı tek tek kaldırır, milletvekillerinin içeri atarız. Kimse bunu Anayasa Mahkemesi’ne götürmez’ dediler.”

“Bariz olarak Anayasa suçu işlendi”

Demirtaş, AYM’nin Selim Sadak’la ilgili kararını hatırlatarak, dokunulmazlıkların usulsüz kaldırıldığına dikkat çekti: “AYM Meclis’in 3 kararını denetleyebilir. Milletvekilliğin düşürülmesi, Meclis İç tüzüğü ve dokulmazlığın kaldırılması. Bizim dokunulmazlığımız Meclis kararı olsaydı her fezleke için kendimizi savunma hakkı olacaktı. Bariz olarak Anayasa suçu işlendi. yürütmenin başı emir verdi, ana muhalefet başkanı ‘Anayasaya aykırı ama evet’ dedi. Dünya alem anayasaya aykırı, evet. Önce bizim Anayasayı korumamız lazım.

“Dokunulmazlıklar 300 yıl önce padişaha karşı çıktı”

Mevcut haliyle derhal dokunulmazlığımızın usulüne uygun bir şekilde kaldırılmasına ilişkin ‘dosyamda Meclis kararı yok’ denilerek dosyanın Meclis’e gönderilmesi gerekir.

Milletvekilinin söz söyleme, siyaset yapma hakkı 83/1 ile güvence altına alınmıştır. Soruşturma makamı soruşturma yapmadan ciddi hata yaptı. Hakkımda 102 fezleke var. Bu 102 fezleke de konuşmalarımdan ötürü hazırlandı. Mahkemeniz parlamentoya yazı yazarak ‘konuşmamın tamamını gönderin’ demeli. Dokunulmazlıklar 300 yıl önce krala ve padişaha karşı çıktı.

“Dosyayı Savcı Bey de incelemedi”

Demirtaş dosyanın bir yıldır incelenmediğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu dosyayı 1 yıl boyunca inceleyen olmadı. Savcı Bey de incelemedi. Bugüne kadar yaptığım bütün konuşmaları istemek zorundasınız. Burada yapılması gereken parlamentoya yazı yazılarak konuşmamın tamamını istemek ve bu konuşmaları tarafsız bir bilirkişiye göndermektir. Bundan sonra karar mahkemenizde olacaktır. İki iddianameyle savcılık bizi yargılayamaz. İşte burada bu davanın düşmesi gerekir.

 

Önder: Yine meydanlara giderek barışı savunacağız

Demirtaş’ın konuşmasını tamamladıktan sonra Sırrı Süreyya Önder konuştu. Önder ise şunları söyledi: Söz kısıtlamanız birçok soru işareti uyandırıyor. 6551 Sayılı yasadan (Terörün sona ermesi için yürütülen usul ve esasların sağlanması) bahsetmek istiyorum. Bu yasa kamuoyunda Çözüm Süreci Çerçeve Yasası olarak bilinir. Biz siyasetçi olarak barış sürecinde aktif rol üstlendik. Yine meydanlara giderek barışı savunacağız.”

Önder’in ardından avukat Arzu Kayaoğlu söz alarak; “Fezlekede örgüt kurmak, iddianamede propaganda yazılmış. İki farklı iddianame var. Hangi iddianameyi okuyacaksınız bilmiyoruz. Yargılama şartları gerçekleşmediği için yargılamanın düşmesine karar verilmesini talep ediyoruz” dedi.

 

Önder: Yine meydanlara giderek barışı savunacağız

Demirtaş’ın konuşmasını tamamladıktan sonra Sırrı Süreyya Önder konuştu. Önder ise şunları söyledi: Söz kısıtlamanız birçok soru işareti uyandırıyor. 6551 Sayılı yasadan (Terörün sona ermesi için yürütülen usul ve esasların sağlanması) bahsetmek istiyorum. Bu yasa kamuoyunda Çözüm Süreci Çerçeve Yasası olarak bilinir. Biz siyasetçi olarak barış sürecinde aktif rol üstlendik. Yine meydanlara giderek barışı savunacağız.”

Önder’in ardından avukat Arzu Kayaoğlu söz alarak; “Fezlekede örgüt kurmak, iddianamede propaganda yazılmış. İki farklı iddianame var. Hangi iddianameyi okuyacaksınız bilmiyoruz. Yargılama şartları gerçekleşmediği için yargılamanın düşmesine karar verilmesini talep ediyoruz” dedi.

 

Demirtaş’tan reddi hakim talebi

İddiama makamı usule ilişkin yapılan bütün taleplerin reddedilmesini talep etti. Aranın ardından mahkeme salonuna girişte avukatların detaylı üst araması istendi. Avukatlar duruma itiraz ettiği için içeri alınmadılar. Demirtaş ise avukatlar gelene kadar duruşmanın başlamamasını istedi. Mahkeme başkanının kararıyla avukatlar içeri alındı. Demirtaş, tüm talepleri reddedildiği için reddi hakim talebinde bulundu. Demirtaş şu ifadeleri kullandı: “Mahkeme heyeti oy birliği verdiği kararda söz kaydının çözümü için bilirkişi oluşturulmasının reddine karar verdi. Ayrıca mahkeme heyeti diğer talepleri de reddederek esas hakkında mütalaaya geçti. Önceki celse verdiğiniz ara kararda ve bu celsedeki kararınızdan anlaşılıyor ki tarafsızlığınızı yitirmişsiniz. Ben böyle bir mahkemenin beni adil ve tarafsız yargılayacağını düşünmüyorum. Bu nedenle gerekçesiz ve usulsüz bir şekilde savunma yapmaya zorladığınız için reddi hakim talebinde bulunuyorum.

Salonda bulunan izleyiciler Demirtaş salondan çıkartılırken ‘Adalet’ sloganı attılar.

Aranın ardından Demirtaş’ın reddi hakim talebi reddedildi. Mahkeme başkanı, reddi hakim talebinin duruşmayı uzatmak için yapıldığını, bir sonraki duruşmada Demirtaş’ın savunma yapmaması durumunda ise savunma yapmış olarak kabul edileceğine karar verildi. Duruşma, 16 Nisan 2018 tarihine ertelendi.

 

“Yargı tarihinin en rezalet duruşmalarından biri”
Duruşma çıkışı HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli yaptığı açıklamada duruşma ile ilgili, “Yargı tarihinin en rezalet duruşmalarından birine tanıklık ettik” diye konuştu. Temelli konuşmasında şunlara dikkat çekti:
“Adına iddianame bile denilemeyecek bir iddianameyle Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder yargılanmaya çalışılıyor. Duruşmanın başında Selahattin Demirtaş, bu yargılamanın olamayacağına dair bir hukuk dersi verdi ama bunu anlayan bir yargı makamı yok. Orada bir duruşma salonu vardı ama bu salonun ne yargı ne iddia makamı vardı. Onlar siyasi iktidarın emrine girmiş, talimatla hareket eden bir makamı oluşturuyorlar.”

Haber: Zübeyde Sarı

© ozguruz.org
16.03.2018

2018-03-16T14:42:26+00:00