AKP kurucularından Ünsal: MHP ile ittifak yapıp 28 Şubat’ın hesabını nasıl soracaksınız?

AKP kurucusu ve Hak ve Adalet Platformu üyesi siyaset bilimci Fatma Bostan Ünsal, “28 Şubat’ın hesabını soracağım diyen iktidar MHP ile nasıl ittifak yapıyor şaşırıyorum” diye konuştu. Geçmiş referandumla birlikte önümüzdeki seçimleri de değerlendiren Ünsal Saadet Partisi’nin tutumunu da hesaba katarak geleneksel sağ- sol siyaset dengelerinin değiştiğini aktardı.   

 

Türkiye’de olası bir erken seçim öncesi AKP ve MHP arasında kurulan Cumhur ittifakını, Saadet Partisi’nin alacağı pozisyonu, CHP, İYİ Parti ve HDP’nin bir araya gelerek olası bir muhalefet ittifakını AKP kurucusu ve Hak ve Adalet Platformu üyesi Siyaset Bilimci Fatma Bostan Ünsal #ÖZGÜRÜZ için değerlendirdi.

 

“MHP ile ittifak yapıp 28 Şubat’ın hesabını nasıl soracaksınız?” 

Cumhur ittifakının kendisini çok şaşırttığını ifade eden Fatma Bostan Ünsal, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Takvim dolayısı ile 28 Şubat şu anda tartışılıyor ve 28 Şubat’tan hesap soracağız diyen bu ekip nasıl MHP ile ittifak yapıyor ben şaşırıyorum. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin imzası vardır Merve Kavakçı’nın Türk vatandaşlığından atılmasında. Devlet Bahçeli’nin bu imzası varken ve 28 Şubat’tan hesap soracağız diyen bu iktidar nasıl oluyor da böyle bir ittifaka giriyor şaşırıyorum doğrusu. Ben şöyle anlamlandırıyorum; başkanlık seçimi için yüzde 50 artı 1’e ihtiyaçları var MHP’nin de baraj sorunu olduğu için böyle bir çıkarları uyuşmuştur.”

Ünsal, bu ittifaka karşı olan tarafın  Türkiye’nin bekasını zedeleyecek kesim olarak değerlendirilmesinin ise demokrasinin temel varsayımına itiraz anlamına geleceğine dikkat çekti.

 

“Muhalefet ilkeler doğrultusunda bir araya gelebilir”

Geçtiğimiz hafta bir araya gelen muhalif partiler CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisinin olası ittifakını ve nasıl bir rol oynaması gerektiğini sorduğumuz Ünsal şunları söyledi: “Mevcut muhalif partiler parlementer sisteme geri dönüşü savunuyor. Bu partilerin biraraya gelmesi problem teşkil etmiyor. Doğru ilkeler bazında bir araya gelmeleri tam da olması gereken bir şeydir. Sadece HDP bu sistemin mağduru değil ki. Herkesin hakları hürriyetleri kısıtlanıyor. Bu yüzden özgürlükler konusunda bir araya gelmek son derece normal. Kendi dışındaki partileri suçlamalarından kaynaklı Temel Karamollaoğlu’nun ifadesini referans verdim. Belirli bir grubu öteki görmek çok yanlış yüzde 50’yi öteki görmek Türkiye’nin olgunluğuna da hiç yakışmıyor. Bu dilden kaçınmakta fayda var. İttifak olarak değil ama ilkelerde bir araya gelebilirler. Bu ilkeler de zaten özgürlükler konusunda bir araya gelmektir.”

 

“Seçim güvenliği muhalefetten çok AK Parti’nin görevidir”

Seçim güvenliğinden iktidar partisinin sorumlu olduğunu dile getiren Ünsal, şöyle konuştu: “AK Parti seçim güvenliğini sağlamakta sorumludur. Muhalefet partilerine ben de sizin yanınızda olayım seçim güvenliğini sağlayalım demelidir. Zaten orada bir sandık kurulu var o yüzden her parti de temsil ediliyor sıradan bir kişinin güvenlik güçlerini çağırmasını çok anlamlı bulmuyorum. Neye hizmet edeceğini de bilmiyorum. Çok aşırı bir yükü de getirir. Geçmiş seçimlere baktığımızda böyle bir sorun yok. Seçim güvenliği düzenlemesi bence anlaşılamayan bir düzenleme gibi gözüküyor.”

 

“Mühürsüz oyların kabul edilmesi yasaya aykırı”

Mühürsüz oyların çok büyük bir problem olduğunu belirten Fatma Bostan Ünsal, “Mühürsüz oyların geçerli kabul edilmesi yasa hükmüne rağmen kabul edilmesi yasaya aykırılık taşıyor. Daha önceden de geçersiz oylar sayılmıştır ama bu sandık bazında olmuştur.”Bunun yanlış bir karar olduğunu belirten Ünsal, “Sandık bazında böyle kararlar alınabilir. Oy kullanmış olanlarında hakkının korunması olur bu durum. Genel ifade elbette ki şüphelerin uyanmasına neden oluyor” dedi.

 

“Saadet Partisi geleneksel siyasetin dengelerini değiştirdi”

Saadet Partisi’nin şu an mevcut durumdan kaynaklı Türkiye’deki geleneksel siyasetin dengelerini değiştirdiğini söyleyen Ünsal, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Türkiye’de geleneksel siyaset destek görüntüsü değişti. Daha önce yüzde 60- 65 sağ muhafazakar yüzde 30-35’te sol partiler arasında bölünüyordu oylar. Bu defa öyle olmadı bunu referandumda gördük. Yüzde 50’ye yüzde 50 olarak oylar dağıldı. Bu yüzden Saadet Partisi’ne AK Parti’nin yaklaşması kendileri açısından rasyonel. Çünkü yüzde 65’e kadar çıkan kesim yüzde 50’ye düşmüş durumda. Saadet Partisi’nin eleştirel olmasını da anlıyorum çünkü hem referandumun içeriğini demokratik bulmadılar hem de bu söylemleri demokrasi etiğine uygun bulmadılar. Bu yüzden de mesafesini anlıyorum. Muhalefet ile ilgili olarak da bir ittifak olması şart değil. İlkelerde bir araya gelmek önemli farklı alanlarda AK Parti ile bir araya gelinir.”

Haber: Mehmet Erol

© ozguruz.org
08.03.2018

2018-03-08T09:42:16+00:00