TGS Genel Başkanı Durmuş: 10 Ocak bizim için mücadele günü

İSTANBUL- Türkiye’de gazeteciler, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü, Olağanüstü Hal (OHAL) şartları altında ve çok sayıda meslektaşının cezaevinde bulunduğu, bir ortamda karşılıyor. Özgürüz’e konuşan Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, gazeteciler için kutlanacak bir gün olmadığını söyleyerek, “Bu tablo değiştiği anda bizde kutlamalara başlamak için heyecanla bekliyoruz” dedi.  

 

10 Ocak’ı mücadele günü olarak gördüklerini belirten Durmuş, “Türkiye’de basın özgür değil. Gazeteciler cezaevlerine atılıyor. Medya çalışanları ve gazetecilerin sendikalarında örgütlenmesi, ekonomik ve sosyal haklarını ilerletmeleri engelleniyor. Bütün bunları topladığımızda gazeteciler için kutlanacak bir gün yok. Bu tablo değiştiği anda bizde kutlamalara başlamak için heyecanla bekliyoruz” diye konuştu.

 

“Gerçekler engellenmeye çalışılıyor”

 

Türkiye’de 2008 yılından sonra medya alanında bir şeylerin değiştiğine dikkat çeken “AKP iktidarı medya alanına ilişkin özel bir politikayla birlikte önce medya sahiplerini değiştirmeye başladı. Arkasından muhalif gazetecileri işten attırdı ve cezaevlerini doldurdu. Şu anki tabloda ise iktidarın gazetecilerden istediği, “benim gönderdiğim basın bültenlerini yap. Bana sorma ben ne söylüyorsam ona tamam de ve onu yayınla.” Bunu yapanlar alanda hiçbir sorunla karşılaşmıyor. Gerçekten habercilik yapma kaygısında olan gazetciler sürekli bir baskı altındalar. Gözaltına alınıyorlar darp ediliyorlar tehdit ediliyorlar. Gözaltına alınıyor günlerce tutuluyor sonra adliyeye çıkartılıp bırakılıyor ya da tutuklanıyor. Gerçeği göstermek istiyorsanız her an hedeftesiniz demektir. Gerçeği kamuoyu ile paylaşmanın engellenmesi için bütün yollar deneniyor. Muhalif olan medya kuruluşları gerçekten halka haber ulaştıran medya kuruluşu kalmadı. Bu kaygıyı güden medya kuruluşları üstünde ciddi bir hükümet baskısı var. Bu baskı haklarında açılan davalar resmi ilanlarda yapılan boykotlar ve kartlarını vermeme gibi eğilimler bütün muhalif medya kuruluşları bu baskılar ile karşılaşıyor buna rağmen yollarına devam etmeye çalışıyorlar. Dağıtım şirketleri ile konulan engeller de var” sözlerini kullandı.

 

“Gazeteciliği onaylayacak olan kurum Başbakanlık ve MİT değil”

 

OHAL ile birlikte çok sayıda gazetecinin sarı basın kartının iptal edildiğini söyleyen Durmuş sözlerini şu şekilde sürdürdü: “800 sarı basın kartı iptal edildi. Sarı basın kartın yoksa Türkiye de gazeteci değilsin. Bu Türkiye’de yeni bir uygulama değil. Geçmişte de böyleydi. Sırf bunun için öldürülen gazeteciler var. Bunlardan biri de Metin Göktepe. Sarı basın kartı TGS’nin karşı olduğu bir kart. Çünkü gazetecinin gazeteciliğini onaylayacak kurum Başbakanlık ve MİT değildir. Sarı basın kartı işlevini kaybetmiştir. Çünkü Türkiye’de sarı basın kartı almanın koşulları ağırlaştı. OHAL ile birlikte tüm koşulları yerine getirenler ile ilgili bile güvenlik soruşturması yapılmakta. Oraya takılmazsan bu kartı alabiliyorsun. Önceden çalıştığınız kurumda 212 vardı. Süreyi doldurmuşsanız komisyona gelirdi. Komisyon içerisinde sendika da vardı. Koşulları yerine getirmişseniz kartı almaya hak kazanıyordunuz. Şimdi yine o komisyon var ama sendika onun içinde yok.”

 

3 bin üzerinde gazeteci işsiz

 

İnternet medyasında çalışan gazetecilerin gazetecilik işkolunda görünmediğini söyleyen Durmuş, “Burada çalışan 100 binin üzerinde arkadaşımız var. Bunların büyük çoğunluğu gazetecilik dışında birşey yapmıyorlar. Bu alanda bir düzenleme gerekiyor. Ama basılı gazeteler açısından medyada bir değişim yaşanıyor. 20 30 yıl editörlük yapmış birisi internet camiasında iş bulamıyor. Dolayısıyla sektör dışında kalıyor” dedi. OHAL ile birlikte basın kuruluşlarının olduğunu da hatırlatan Durmuş, 3 bin kişinin ise kapatmalar sonucu işsiz kaldığına dikkat çekti.

 

“Daha fazla danışmaya ihtiyaç var”

 

Durmuş, gazeteciler arasında da dayanışma olması gerektiğini ise şu sözler ile açıkladı: “Muhalif gazeteci Türkiye’de var olmak istemiyor. Bu gazeteciler arasında giderek dayanışmanın zayıflamasının da bir ürünü. Hükümetler her zaman gazetecileri iktidarların hedefinde olmuş bir meslek grubudur. Biz dayanışma içinde olursak. Tıpkı 1961 yılındaki gibi Abdi İpekçi ruhunu yakalarsak içerideki gazetecileri de çıkartırız. Sendikalar da güçlenir. Bunun için daha fazla dayanışmaya ihtiyaç var.”

 

VİDEO HABER: ZÜBEYDE SARI / ONUR ÖNCÜ

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

© ozguruz.org Türkçe

Tarih 10.01.2018

2018-01-10T16:05:51+00:00